Cherreads

Chapter 7 - 7.BÖLÜM:ATEŞİN KORKUSU

Herkes odada sessizce oturuyordu.

Parçaladıkları Kabuslar'ın enerjilerini emiyorlardı. Bu, onlar için bir tür beslenmeydi. Odayı hafif bir titreşim kaplamıştı; sanki görünmeyen bir şey, yavaş yavaş içlerine akıyordu.

Son yaşananlardan sonra ortam daha sakindi.

Yuan ile Xen arasındaki gerginlik azalmıştı. Ama Yamoto…

O farklıydı.

Gözleri dalgındı. Sanki odada değildi.

Bir süre sonra aniden konuştu:

"Ne kadar güçlendin? Seninle zorlu bir göreve çıkmak isterim."

Yuan kaşlarını hafifçe çattı.

Bu… Yamoto'ya pek benzemiyordu.

Elizabeth içeri girdi.

Ama bu sefer kimseye bakmıyordu.

Gözleri sadece Momo'nun üzerindeydi.

Momo başını eğmişti. Normaldeki o gürültülü hâli yoktu.

Bir süre sonra sinirli bir şekilde konuştu:

"Biraz sessiz olun! Gidecekseniz gidin!"

Yamoto'nun dudakları hafifçe kıvrıldı.

İçinden sessizce geçirdi:

"Daha iyi…"

Yola çıktıklarında hava ağırdı.

Yamoto, Yuan döndü ve bir soru sordu

"Xen… neden sana öyle davrandı, aranız bugün iyiydi gibi, birşeyler öğrendin mi?"

Yuan kısa bir süre sustu.

"Bazı kişiler, bazı duygularını farklı şekilde aktarır"

Yamoto bu cevaba birşey demedi

Bir süre sonra eski, karanlık bir binanın önünde durdular.

Pencereleri kırık, duvarları çatlak, içi ise tamamen karanlıktı.

Yamoto derin bir nefes aldı.

"İçeride elit bir Kabus var."

Kısa bir duraksama…

"Dikkatli ol."

İçeri girdiler.

İlk katlar sakindi ama bu sessizlik huzurlu değildi. Kabuslar birer birer ortaya çıktı.

Yuan artık eskisi gibi değildi.

Hızlıydı. Kontrollüydü.

Kanından oluşturduğu silahları ustalıkla değiştiriyor, her saldırıya uyum sağlıyordu.

Ama…

Yamoto'nun hareketleri biraz tuhaftı.

Bir Kabus'a saldırmadan önce kısa bir an duraksıyordu.

Ve bir noktada…

Yanan bir lambaya gözleri takıldı.

Sadece bir an.

Ama Yuan bunu fark etti.

Katlar hızla geçildi.

Ve sonunda…

Son kata ulaştılar.

Elit Kabus oradaydı.

Ama bu Kabus… diğerlerine benzemiyordu.

Vücudu sabit değildi.

Sürekli şekil değiştiriyordu.

Bazen bir insan, bazen bir canavar, bazen de…

Yanmakta olan bir gölgeye dönüşüyordu.

Ve etrafındaki hava…

Bozuluyordu.

Yuan elindeki hançeri sıktı.

"Bu… normal değil."

Yamoto sessizce:

"Bazı elite Kabusla bulunduğu ortama uyum sağlar."

Savaş başladı.

Kabus aniden kayboldu.

Bir anda Yuan'ın arkasında belirdi.

Yuan son anda kaçtı.

Ama fark etti:

Bu Kabus sadece fiziksel değil…

Zihinsel olarak da saldırıyordu.

Yuan bir an rüyasına giren o gölgeyi gördü.

Bir an gerçeklik kaydı.

Yamoto ise…

Alevler görüyordu.

Yuan mızrak oluşturdu ve saldırdı.

Yamoto ateşle karşılık verdi.

İkisi birlikte Kabus'u köşeye sıkıştırdı.

Son darbe—

Ve Kabus yok oldu.

Ama…

Bir şey yanlıştı.

Bir patlama oldu.

Alevler bir anda her yeri sardı.

Yamoto dondu.

Nefesi hızlandı.

Gözleri büyüdü.

Geri çekildi.

Titremeye başladı.

"Yamoto! Çık buradan!" diye bağırdı Yuan.

Ama Yamoto hareket edemiyordu.

Alevlere bakıyordu.

Sanki geçmişi tekrar yaşıyordu.

"Hayır…" diye fısıldadı.

Ve dizlerinin üstüne çöktü.

Ağlamaya başladı.

Yuan ne yapacağını bilemedi.

Tam o anda…

Yukarıdan bir şey düştü.

Yavaşça.

Sessizce.

Bir kart.

Kart alevlerin içine düştü.

Ve anında—

BÜYÜK BİR PATLAMA.

Alevler yükseldi.

Ve içlerinde bir yazı belirdi:

"KAÇAMAZSINIZ."

Yuan dişlerini sıktı.

"Lee…"

Hiç vakit kaybetmedi.

Elindeki çekiçle duvarı kırdı.

Yamoto'ya ulaştı.

Onu zorla kaldırdı.

Ve birlikte aşağı atladılar.

Yere indiklerinde…

Yamoto'nun titremesi yavaşladı.

Ama gözleri hâlâ korkuyla doluydu.

Yuan bu sefer sessiz kalmadı.

"Bu neydi?"

Yamoto uzun süre sustu.

Sonra konuşmaya başladı.

"Yirmi beş yaşıma yeni girmiştim… İş bulmuştum. Kendi ayaklarımın üzerinde durmak istiyordum. Annemle babama yük oluyormuş gibi hissediyordum."

Başını eğdi.

"Bir pizzacıda kuryelik yapıyordum. Çok kazanmıyordum ama yetiyordu. Bir süre sonra paramı biriktirdim… ve kendi evime çıktım."

Kısa bir sessizlik oldu.

"Birkaç ay her şey yolundaydı. Ta ki o güne kadar…"

Yamoto'nun sesi ağırlaştı.

"Elektrikler kesilmişti. Bir mum yakmıştım… ama onu perdenin yanına koyduğumu fark etmemişim."

Gözlerini kapattı.

"Yangını geç fark ettim. Perde tamamen yanmıştı. Alevler hızla yayılıyordu."

Yumruklarını sıktı.

"Söndürmeye çalıştım… ama başaramadım. Sonunda itfaiyeyi çağırdım."

Derin bir nefes aldı.

"Yangın söndürüldü ama ev mahvoldu. Ev sahibi beni kovdu… ve bütün paramı aldı."

Sessizce ekledi:

"Haklıydı."

Yuan dikkatle dinliyordu.

Ama hâlâ bir şey eksikti.

Yamoto devam etti:

"O günden sonra… ateş fobim başladı."

"Tekrar ailemin yanına döndüm. Ama bu sefer gerçekten yük olduğumu hissettim."

Bir an durdu.

"Sonra bir gün… iş bulmak için yola çıktım."

Sesi titredi.

"Bir araç önüme kırdı."

"Ve…"

Gözlerini ellerine dikti.

"Kaza yaptım."

"Yetmezmiş gibi… araba alev aldı."

Fısıldadı:

"O anki acıyı… hâlâ hissedebiliyorum."

Yuan'ın gözleri büyümüştü.

Yamoto yavaşça devam etti:

"Buraya geldiğimde sadece Momo vardı. Diğerleri zamanla öldü. Ama Momo'yla… iyi anlaştık."

Hafifçe gülümsedi.

"Gücümün ateş olduğunu öğrendiğimde şok olmuştum."

"Uzun süre kullanamadım. Kullandığımda bile acı çekiyordum."

Başını kaldırdı.

"Ama zamanla… alıştım."

Bir süre sessizlik oldu.

"Bugün… o yangın… beni tekrar geçmişe götürdü."

Yamoto son cümlesini fısıldadı:

"Lee… bunu biliyordu."

Uzun bir sessizlik oldu.

Yuan derin bir nefes aldı.

"Ben de geçmişten kaçamıyorum…"

Yamoto başını kaldırdı.

"Ama orada yaşamaya devam etmek… insanı öldürür."

Kısa bir duraksama.

"Belki de önemli olan… geçmiş değil."

"Devam edebilmek."

Yamoto'nun gözleri büyüdü.

Bu sözler…

Tanıdıktı.

İkisi sessizce oturmaya devam etti.

Ama bu sefer…

Sessizlik ağır değildi

More Chapters