Cherreads

Chapter 24 - Bölüm 24

Yer : ???

Etrafta yoğun bir uğultu vardı.

Sohbet sesleri birbirine karışıyor, kafe makinesinin metalik çalışma sesi aralara giriyor, bilgisayar fanlarının sabit uğultusu ve klavyelerden gelen seri tıkırtılar ortamı dolduruyordu. Burası sıradan bir yer gibi görünüyordu… ama değildi.

Kalabalığın arasından ağır adımlarla yürüyen bir adam vardı.

Ağzında sigara.

Dudağının sol tarafında çapraz bir yara izi.

Üzerinde gri bir palto vardı ama giymemişti… pelerin gibi omuzlarına bırakmıştı.

Yürüyüşü sakindi. Güvenliydi. Kimseye yol vermiyordu… insanlar ona yol veriyordu.

Asansörün önünde durdu.

Asansör gelene kadar elindeki orta kalınlıktaki dosyaya baktı.

Dosyanın içindeki fotoğraf dikkat çekiciydi.

Fotoğraftaki kişi… Jack'ti.

Ama bir yıl önceki hali.

o adam hafifçe homurdandı.

- - - : Devasa bir binada sadece bir asansör yaptırmak en salakça şey.

Tam o sırada bir çalışan yanına geldi. O da asansörü bekliyordu. Roland'a baktı ve hafifçe başını eğdi.

Çalışan : Selamlar, Bay Southwoods.

o adam sigarasını dudaklarının kenarında sabit tutarak çalışana baktı.

Roland : Naber, işler nasıl gidiyor? Bir de bana Roland diyebilirsin. Diğer çalışanlar da öyle seslenebilir.

Çalışan hafifçe gülümsedi.

Çalışan : İyi gidiyor. Sizin sayenizde ailemizle daha fazla vakit geçirebiliyoruz.

Adamın yüzünde yumuşak bir ifade belirdi. Elini çalışanın omzuna koydu.

- - - : Hey. Siz işçiler robot değilsiniz. İnsansınız. Sizin hayatınızı köle gibi yaşatmayı istemem.

Çalışanın gözleri parladı.

Çalışan : Eğer hayatımı riske atmak anlamına gelse de, Üstün Dedektifler için her şeyi yaparım.

adam bir anda kahkaha attı.

- - - : Hahaha! Hayatını riske atmana gerek yok. Sen ailen için yaşa, riski biz alırız. Anladın mı?

Çalışan : Emredersiniz!

- - - : İyi ki senin gibiler burada çalışıyor.

Roland Southwoods, Üstün Dedektiflerin ikinci en güçlüsü ve Dünya'da üçüncü en güçlüsü.

Görünüşü, kahverengi saçları, kahverengi gözleri, pelerin gibi giydiği gri paltosu, üstü ise gri renkte şık giysileri vardı, boyu 1,90 ve yaşı ise 48.

Asansör kapıları açıldı.

İçinden kalabalık çıktı. Roland ve çalışan bindi.

Çalışan otuzuncu katın tuşuna bastı.

Roland ellinci kata bastı.

Kapılar kapandı.

Asansör ağır ağır yükselirken ortam sessizleşti. Kat kat boşaldı.

Sonunda sadece Roland kaldı.

Ellinci katta kapılar açıldı.

Koridor genişti. Sessizdi.

Roland emin adımlarla yürüdü. Ayakkabısının sesi yankılanıyordu.

Sağa döndü.

Karşısında devasa bir kapı vardı.

Roland hafifçe başını yana eğdi.

Roland : Merak ediyorum da… bu kapıyı yaptırırken ne düşünüyordu acaba?

Kapıya iki eliyle dokundu.

Ağır ağır itti.

Kapı açıldı.

İçerisi bir mahkeme salonunu andırıyordu. Ama daha büyüğü.

Beş devasa koltuk vardı. Bir tanesi boştu.

Dört tanesi doluydu.

Bir ses yükseldi.

???: Roland, fazla geç kalmadın mı?

Roland sırıttı.

Roland : Koskoca yerde sadece bir asansör yaptırılırsa olacağı buydu, Zane.

Zane : Sanki ben suçluymuşum gibi söylüyorsun!

Zane Flowend, Üstün Dedektiflerin üçüncü en güçlüsü, Dünya'da dördüncü en güçlüsü.

Görünüşü, Pembe saçlı, gözleri beyaz, üstü tamamen siyah ama şıktı, o da paltosunu pelerin gibi giyiyordu ama siyah renkteydi, Boyu 1,82 ve yaşı ise 47.

Roland : Seni suçlamıyorum, Zane.

Zane'nin yüzü gerildi.

Zane : O zaman Yücemizi mi suçluyorsun?!

Roland : Ne alaka şimdi?

Tam o anda…

Karanlıkta yüzü görünmeyen biri konuştu.

- - - : Sessizlik!

Bir aura yayıldı.

O baskı… Arthur'un aurasını andırıyordu. Ama biraz daha zayıf.

Yine de eziciydi.

Zane hafifçe zorlandı.

Diğer Üstler baskıyı hissetti.

Roland bile gücü kabul ediyordu… ama ezilmiyordu.

Roland : Merlin. Fazla sinirlenmesen? Şakalaşma gibi düşün bunu.

Aura yavaş yavaş çekildi.

Karanlık dağıldı.

- - - : O zaman şakalaşmayı kesin.

Merlin Violend, Üstün Dedektiflerin en güçlüsü ve lideri, Dünya'da ikinci en güçlüsü.

Görünüşü, Tamamen Arthur'a benziyordu ama saçları ile gözleri tamamen karanlık yutmuş gibiydi, üstü tamamen siyah şık giysi, gri paltosunu pelerin gibi giyiyor, Boyu ve yaşı Arthur ile aynı.

Roland ciddi bir ifadeye büründü.

Roland : Sizi buraya çağırdım çünkü büyük bir olay oldu.

Merlin : Nedir o haber?

Roland sigarasını söndürdü.

Parmaklarının arasında kül gibi dağıldı… sanki hiç var olmamıştı.

Dosyayı masaya fırlattı.

Roland : O dosyada gördüğünüz velet…

Liberty Sacred'ın taşıyıcısıdır.

Zane ayağa kalkacak gibi oldu.

Zane : Hemen idam edilmelidir!

Roland : Üzgünüm. İdam kararı kaldırıldı.

Zane : Ne demek istiyorsun?!

Merlin masaya vurdu.

Ama öyle bir güçle değil… otoriteyle.

Merlin : İkiz kardeşim iptal ettirdi… değil mi?

Roland başını salladı.

Roland : Tekrar öğrenci aldı. Ve o taşıyıcıyı öğrencisi yaptı.

Odanın havası değişti.

Merlin'in gözleri karardı.

Merlin (Aklında) : Önceki öğrencileri Frost ve Yujin… şimdi de Liberty'nin taşıyıcısı. Bu adamın kafasında ne var?

Merlin : Çoğu Üst, Arthur'un öğrencilerini bilmiyor. Açıklasan iyi olur.

Roland derin bir nefes aldı.

Roland : Yujin Snakeman… şu ana kadar görülmüş en güçlü ve en dahi çaylaktı. Öğrenciyken bile bazı Üst seviyeleri analiz edebiliyordu. Ama bazı olaylardan sonra hocasını terk etti. Sonra… katliamlar başladı. Eğer gardiyan olarak kalsaydı… Dünya'nın ikinci en güçlüsü olarak geçerdi. Ama listeden kayboldu. Nerede olduğu bilinmiyor.

Odadaki sessizlik ağırlaştı.

Roland : Diğer öğrencisi Frost Hill. Yujin kadar saf deha değildi… ama daha tehlikeliydi. Çünkü iki teknik kullanıcısıydı. Ana tekniği üç tanrısal kılıçtan biri… Godsplitter. O kılıç her şeyi keser. Savunma tanımaz. Ama gardiyan olmak ona özgürlük değil, zincir gibi geldi. Terk etti. Eğer kalsaydı… Yujin'den sonra üçüncü en güçlü olurdu.

Zane kısık sesle konuştu.

Zane : Ve şimdi… Liberty'nin taşıyıcısı.

Merlin kararını vermişti.

Merlin : İdam kararı verdim.

Odanın içi buz kesti.

Merlin : İdamı gerçekleştirecek kişi… Roland Southwoods.

Roland başını eğdi.

Roland : Emriniz olur.

Başını kaldırdı.

Arkasını döndü.

Devasa kapıyı açtı ve çıktı.

Kapı kapanırken Merlin düşünüyordu.

Merlin (Aklında) : Dosyadaki çocuk… aşırı tanıdık geliyor. Ama nereden?

More Chapters