Yer : ???
Etrafta bitki, ağaçlar vardı ama bitkiler tamamı papatya çiçeğiyle kaplıydı, bir sürü çocuk sesleri vardı, yetişkin insanlar sohbet ediyordu, çok açıktı buradı resmen huzurlu bir köydü, çocuklar köyün orta kısmında oyunlar oynuyordu ama neredeyse hepsinin yüzü yoktu, yetişkinlerde de aynıydı sanki birisi bunların yüzünü unutmuş gibiydi ve o kişi ise...
???: Onlara katılamazsın, Jack.
Jack : Onlara katılmak istiyorum.
10 yıl önceki Jack'in anılarıydı bu, elleri sargı beziyle kaplıydı birde yüzünde yara bandı vardı, Jack'in konuştuğu kişi ise annesiydi
Jack'in Annesi : Katılman yasak olduğunu söylemiştim.
Jack resmen sinirli yüz yaptı ama ağlamasına yakındı
Jack : Kardeşim katılabiliyor ama ben niye!...
Jack'in Annesi kendi elini sıkmaya başlar ama öyle sıkıyorduki elinden kan gelmeye başladı bir de dudağını ısırmaya başladı ve sonunda sinirini Jack'e kustu
Jack'in Annesi : Çünkü sen yetenek ve teknik yoksunusun!
Jack siniri yok oldu sadece çok şaşkın bir yüz vardı
Jack : Ne?
Jack'in Annesi : Doğru duydun! Sen Tekniksiz bir veletsin!
Çocuklar hala oyun oynuyordu, yetişkinler umursamıyordu sanki hepsi çoktan biliyormuş gibi davranıyorlardı ama sadece bir tane çocuk vardı, Jack'in durumunu gören o kişi ise Jack'in kardeşiydi, kardeşi elinde top duruyordu diğerleri etrafta koşuşturuyordu herkes eğleniyordu ama sadece Jack bu tür olayın içerisindeydi
Jack : Sırf Tekniğim yok diye bağırmana gerek yok!
Jack'in Annesi resmen Jack'in yüzüne sert bir yumruk attı, Jack o yumruğu yanağına alır almaz yere düştü, yanağı kırmızı kesilmiş burnunda da hafif kan geliyordu, Jack'in Annesi ise rahatlamış yüzü yapıyordu resmen çocuğu yani Jack öldürseler kutlayacakmış gibiydi, Jack ise yerde göz yaşları çıkıyordu, kardeşi ise sadece izliyordu
Jack'in Annesi : Bazen diyorum sana dövüş stilini öğretmeseydim çünkü sen o stile bile deymezsin.
Jack ağlama düzeyine geldiydi, ayağa kalktığı anda sadece evine doğru koşmaya başladı, Annesi arkasında Jack eve kaçarken sadece soğuk soğuk bakıyordu, Jack ise koşup duruyordu, ağır nefesler alıyordu çünkü o olaydan sonra kim katlanabilir ki çocukken, evine varır varmaz kapıyı hızlıca açtı, sertçe kapattı resmen sesi duyuluyordu, sonrada kendi odasının kapısını açtı sertçe kapattı, sonra da sadece dikildi bir de odası o kadar paslanmışki normal birisi katlanamadan çıkıp gitmişti ama sadece onun odasında öyleydi diğer bütün odalar tertemizdi, Jack ise duvara döndü, duvarda çatlaklar oluşmuştu, Jack oraya yumruk indirdi, çatlama sesleri yankılandı odasında, sonra bir tane daha yumruk indirdi sonra bir kez daha sonra bir kez daha daha daha sanki sinirini ve acısını duvardan çıkarıyordu sadece elinde kanlar çıkmaya başladı duvarda kan izleri oluşmaya başladı ama Jack'in aklında şu vardı
Jack (Aklında) : Acıyor, Acıyor acıyor acıyor acıyor!
Jack o sözlerden sonra duvara vurmak daha az acı veriyordu ama Jack bir hedef bulur ve derki
Jack (Aklında) : Öyle güçleneceğim ki! Dahileri bile ezen bir gardiyan olacağım! Özellikle Dahi Zach'i ezeceğim!
Jack kardeşi Zach, resmen dünyaya hediylerle geldi, daha beş aylıkken ilk sözlerini söyledi, üç yaşında hemen teknik sahibi oldu resmen dahilerin dahisi olarak doğmuştu ama Jack içinse iki buçuk yaşında konuşmaya başladı, teknik sahibi değildi sadece normal birisi olarak dünyaya geldi, Jack için tek bir önemli hedef vardı ve onu başarmaktan önemli birşey yoktu
Jack (Aklında) : Neden! Neden! Neden! Nedeeen!
Duvara yumruk ata ata eli tamamen kanla kaplanmıştı elindeki sargı bezleri parçalamış yırtılmıştı, duvar ise çatlaklar ve kanla kaplıydı
Jack (Aklında) : Aslında...
Jack ağızından büyük bir söz çıktı
Jack (Aklında) : Neden sadece ölmüyorum?
Jack (Aklında) : Ölsem, kimse benden rahatsız olmaz...
Jack resmen bu dünyadan göç etse kimsenin umrunda olmaz gibi düşüncelere dalmıştı ama arkasındaki gölgede yani yatağın üstünde bir gölge daha bir karanlıklaşıyordu sanki oradan bir vücud çıkacak gibi yükseliyordu, o karanlık şeyden adam oluşmaya başladı ve oluştuktan sonra resmen üstü parçalanmış karanlık giysiler vardı, yüzü kapşon ile kapalıydı ama sadece siyah kısa bir sakal vardı ve ellerinde ise tamamen yara izleri ile kaplıydı
???: Ellerine yazık değil mi?
Bir anda Jack sesi duyar duymaz arkasına bakar elleri acıyla titriyordu ama karanlık figür ayağa kalktı ama sonra dizlerinin üstüne çöktü ve Jack'in elini tuttu.
???: Lütfen elirine zarar verme.
Jack : Kimsin sen ve niye odamdasın?
karanlık figür, Jack'in elini bırakır, ayağa kalkar ve cebinden bir kağıt çıkartır ve uzattır
???: Lütfen bu kağıdı al, şehre in ve bu adresi ziyaret et.
Jack anlamıştı ama tek düşüncesi vardı bu adam şüpeliydi
???: Bu adres sana iyi davranacak insanlar var, belli süre iyi yıllar geçireceksin orada
Jack : Neden benden bunu istiyorsun?
???: Tek dileğim senin o adrese gitmen, lütfen oraya git ve huzurlu hayat yaşa...
Karanlık figür bir anda elini ağızana getirdi ama öksürüğünü kapatmak içindi ama saklamak faydasızdı çünkü öksürdüğü anda eli kanlarla kaplandı oradan anlaşıldı bu adamın yaşamak için az bir süresi kalmıştı, Jack ise adama güvenmelten başka seçeneği yoktu
Jack : Gideceğim o yüzden için rahat olsun.
Karanlık figür, gözükmeyen yüzü vardı ama ağızı gözüküyordu ve oradan anlaşıldı, huzur bulmuş bir gülümseme vardı.
???: Teşekkürler, Jack.
Karanlık figür toza dönüşür gibi gölgeye karıştı ama Jack içinse birisi ilk kez içtenlikle gülümsemişti, Jack için o kadar huzur ve sevinç verici şey ki daha çok inanmasına yol açtı
Jack (Aklında) : Eşyalarımı toplayayıp o adrese gideyim.
Jack dolabını açarken gıcırdama sesleri vardı, açtıktan sonra gereken ne kadar eşya varsa alıp çantasına attı, eşyalarını toplar toplamaz çantasını sırtına yükledi, camın yanına kadar gitti ve açtı
Jack : Görüşürüz... Sözde annem olacak kişi.
Jack hemen camdan atladı, atladığı anda şehrin olduğu tarafa yani sağına baktı, oraya doğru koşmaya başladı, bir ya da iki saat boyunca şehre doğru gittiği ama o süre sonra vardı, etrafta bir sürü süzülen araba vardı ama yere yakın süzülüyordu, bazı insanlar kaldırımda yürüyordu ama kalabalıktı, Jack etrafına bakındı kağıdında şu yazıyordu, A-1250, hafif uzakta bir ev vardı ve kağıtta aynısı yazıyordu ve anlamıştı aradığı adres orasıydı, arabalara ve insanlara dikkat ederek oraya doğru koştu, koşarken nedense huzuru bulacağı inancıyla gidiyordu, yorgun olsada, nefes verip vermeside yorgun gibi olsada nedense tüm kalbiyle inanıyordu
Jack (Aklında) : Beni oğları gibi sevecekler mi? Bana iyi davanacaklar mı? Tek bildiğim şey kalbim evet demesiydi
Jack bir süre koşmasından sonra sonunda o adrese ulaşmıştı, derin derin nefesler alıyordu çünkü yorgundu, beş adımlık merdivenlere çıkmaya başladı çıktığında ise elini zille kadar uzattır, zilli çalar üstünede kapıyı çalar, çaldıktan sonra bir ses gelir.
???: Eğer yine pazarlamacı ise onu öldüreceğim!
Jack biraz tırsar ama geri adım atmaz, kapı açılır, kapı biraz gıcırdar, açıldığı anda uzun boylu bir adam çıkar, resmen beyaz atletle giyordu ama altı beyaz kot giyordu, kolları mekanik kollardı ama yüzü değildi resmen insana benziyordu bir de elinde biraz alkol vardı, sonra Jack düşünceye daldı
Jack (Aklında) : Onca yolu boş umutlarla mı geldim?
Adam, Jack'i fark eder hafif aşağa bakar ve seslenir
???: Hey, senin gibi bir çocuğun ne işi var burada?
Jack yumruğunu sıkar ve kağıdı uzattır ne olur ne olmaz diye
Jack : Gizemli bir adam bu kağıdı bana verdi, dedi ki burada huzuru bulacaksın dedi
???: Ne alaka?
Adam kağıdı alır, üstünde adres yazıyordu sadece ve parmağı ile işaret eder.
???: Çocuk, birisi seninle dalga geçmiş belli ki.
Jack kalbi kırılmıştı ve sesi ince şekilde geliyordu
Jack : Anlıyorum, kendinize iyi bakın ve sizi rahatsız ettiğim için üzgünüm.
???: Sıkıntı değil.
Jack merdivenlerden yavaşça inmeye başlar,
adam tam kapığı yakmak için çakmağını yakacaktı ama kağıdın arkasında aşırı tanıdık bir imza gördü ve gözleri açılır.
???: Hey! Çocuk bekle ismin nedir?
Jack üzgün şekilde cevap verir.
Jack : Adım Jack Horizon.
Adam elindeki içkiyi düşürür, yüzünde şaşkınlık yüz ifadesi oluşur
???: Pardon, galiba kağıdı veren doğru vermiş, çocuk.
Jack şaşkın şekilde merdivende durur ve cevap verir
Jack : Nasıl yani?
???: O herif önce benimle konuşmuş hemde senin hakkında çok konuştu bir de sana bakalak olmamı istedi.
Jack : Daha yeni yüz yüze konuştuk bir de sizin kim olduğunu bilmiyorum.
???: Pardon önce kendimi tanıtmalıydım, benim adım Leonardo Cyber tanıştığımıza sevindim bir de içerde konuşalım bence çünkü aptalın son dileği seninle ilgilenmekti
Leonardo Cyber, saçları beyaz, gözleri ise siber gözleri vardı bir de mavi renkteydi, kolları mekanikti, mavi renkte şeritler vardı, kolların renkleri griydi, üstünde beyaz atlet giyiyor altında ise siyah kot giyiyor, boyu 1,87 ve yaşı ise bilinmiyordu ama otuzlarında gösteriyordu yüzü
Jack emin olmak için sorar
Jack : Neye benziyordu o adam yani bu kağıdı veren kişi?
Leonardo : Ha! Merak etme güvenilirim bir de kısa ve siyah sakalı var onda sıkıntı yok
Jack anlar bu adam tam güvenilir birisi olduğu açıktı, Jack eve girer, Leonardo Jack girdikten sonra kapıyı kapatır, o günden beri aralarındaki bağ resmen baba oğul ilişki oldu ve on yıl boyunca huzurlu olaysız yaşadı
Günümüze Dönersek...
