Yer : Kutsal Tapınak, Arthur'un Katı
Etrafta sessiz ama bir sürü eşyalar vardı, altın ile kaplı televizyon, masa, kapı ve diğer mobilyalar, Jack ise bu zengin yerde koltuğun üstünde yatmaktaydı çünkü güç testinden sonra bayılmıştı, uyuyormuş gibi nefes alıyordu, parmağını hareket ettirir ve gözleri yavaş yavaş açılmaya başlar, açtığı anda gözleri tavana doğru bakıyordu birkaç saniye tavana baktı sonra etrafına bakar resmen etrafı zenginliklerle kaplıydı, hiç tepki vermez sonra gözlerini siller göz kırpar, tekrar siller sonra şunu düşünür
Jack : Cennette miyim?
Jack'in aklı çok karışmıştı ama bir anda kapı açılır, buhar çıkıyordu oradan sonra kapıdan birisi çıkar ama havluyla çıktı demek oluyorki o kişi banyodan çıkmıştı sonra Jack arkasına bakar şunu der
Jack : Yok, cehenneme düşmüşüm.
??? : Sonunda uyandın bir buçuk gündür uyuyorsun.
Havluyla gezen Arthur'du, Belli dakikalar sonra Arthur üstüne birşeyler giydikten sonra Arthur, Jack ile düzgünce konuşacaktı
Arthur : Sıralaman 0,5 haberin olsun
Jack : Pardon?
Arthur : Çok iyi potansiyelin olduğunu söylemiştim bir de...
Jack, sol eliyle dur işareti yapar sağ eliyle de yüzünü kapatır sanki şey der gibi burada neler oluyor ya da kafam çok karıştı anlamında ve iç çeker
Jack : Sıralamam nasıl o kadar yüksek bir de neden buradayım?
Arthur hiç ifade vermeden şunu der
Arthur : Eğitim yerin burası olacak bir de burada yaşayacaksın.
Jack bir anda donar, öyle donar ki sanki etrafında soru işaretleri dönüyordu, sonra şunu der
Jack : Ne? Ne? NE!
Arthur : Doğru duydun.
Jack : Pardon ama eğitim alanı için hiç yer yok burada bir de velim izin verir mi ki burada yaşamama?
Arthur bilmem gibi el kol hareketi yaptı bildiğin şu der gibi gözüküyordu nereden biliyim diyordu, Jack ise yüzünün tam oratasına topkat geçirdi ama birden telefon çalmaya başlar sanki birisi orta hızla zili çalıyormuş gibiydi, Jack'in cebinden geliyordu ses, Jack cebinden telefonunu çıkarır, yutkulanır ve telefonu açar
Jack : Alo?
??? : Nerede kaldın soytarı!?
Telefondaki ses yankılanır, Jack bir tane kulağını kapatmıştı o bağırmadan sonra ama Arthur ise şunu düşündü
Arthur : Tanıdık bir ses...
Telefondaki ses direk Jack şunu sorar
??? : Bir sınav bu kadar süremez! Neredesin hemen cevap ver!
Jack : Şey...Aaah...Marketteyim.
Ortam sessizleşir, telefondaki kişi bile susar, bu sessiz ortama resmen kuş sesi gelmediği kalmıştı, Arthur ise bu yüz ifadesini yapmıştı ciddi misin yüz ifadesi vardı yani kim bir gün boyunca Markette kalır ki?
??? : Arkamdan ne tür iş çeviriyorsun! Yoksa kız arkadaş mı edindin de...
Jack : Öyle birşey yok bir kere!
Arthur bir anda Jack'in arkasına geçer, Jack arkasına bakar yüzü şunu diyordu lütfen yapma diyordu ama Arthur'un yüz ifadesi resmen şerefsizlik yapmak için bu anı bekliyordu
Arthur : Jack kaldığımız yerden devam mı?
Telefondan bir gram bile ses gelmez biraz süre geçer ve telefondaki kişi resmen tedirgin şekilde şunu der
??? : Jack... Erkeklerle mi ilgileniyorsun?
Jack sinirlenir, Arthur'a rastgele şeyler fırlatıyordu yastık, sandalye ne varsa, Arthur ise onu dedikten sonra şerefsizce sırıtıyordu
Jack : Öyle birşey yok! Arthur seni öldüreceğim!
??? : Dur, Arthur mu?
Arthur bir anda o şerefsiz sırıtışı kesilir ama genede sırıtıyordu
Arthur : Beni hatırladın mı? Leonardo.
Telefondaki kişi Leonardo'ydu bir de Jack çok şaşkındı çünkü Arthur nasıl olurda Leonardo'yu tanıyordu çünkü Leonardo sadece sıradan yarı robot sanıyordu ama bir anda camda bir gölge gelmeye başlar o gölge insana ayitti ama bir sıkıntı vardı Arthur ile Jack'in bulunduğu yer Kutsal Tapınağın 99. katıydı, O insan bir anda cama dalmaya geliyordu ve tekmeyi cama indirir, cam resmen parçalandı her bir parça düşerken gizemli kişi içeriye girmeyi başarır başarmaz Arthur'un yanına gider ve Arthur'un gömleğinden tutar
Arthur : İyi girişti, Leonardo.
O dalan kişi Leonardo'ydu
Jack : Leonardo amca?
Leonardo sinirliydi ama Jack'i görür görmez üzgün bir ifade takıldı
Leonardo : Jack şey...
Arthur : İyi en azından, Jack'in güçlü bir amcası varmış. Hahaha.
Leonardo : Konuşmaya cüret etme bile.
Arthur : Tamam.
Leonardo, Arthur'u bırakır ama Jack ise çok şaşkındı çünkü Leonardo'yu normal birisi sanıyordu ikinci amacı şuydu Leonardo'yu koruyan kişi olmak çünkü Jack'i tek kabul eden kişi oydu ama Arthur'u tanıyıpta dehşet verici bir fiziksel gücü vardı
Jack (Aklında) : Leonardo amcam normal birisi değil miydi? Peki edindiğim amaç boşuna mı?
Jack fazla düşünürken, Leonardo Jack'in kafasına bir kez vurur ama hafifçe vurur sanki şey diyordu fazla düşünme
Leonardo : Üzgünüm evlat, eskiyi hatırlamamak adına güçlerimi kullanmayı kestim
Arthur bir anda Leonardo'ya destek olur
Arthur : Bazı olaylar geçti üstünden adamın, o yüzden emekli oldu bir de iyiki olmuş çünkü bir hazine yetiştirmiş belli ki.
Leonardo bir anda Arthur'a bakar ve yüzü iğrenmiş ifadesi alarak şunu der
Leonardo : Bana destek olacak son kişisin, biliyorsun değil mi?
Arthur üzülür, en köşede arkası dönük oturuyordu, Jack ise küskündü çünkü amcası ona başından beri yalan söylüyordu
Leonardo : Üzgünüm, iyiliğimiz için böyle yaptım.
Jack : Neyse ne yapacak birşey yok küsmek cidden saçmalık o yüzden affedeceğim
Leonardo şükürler olsun gibi ifade yapmıştı, Arthur ise arkada oturuyordu
Leonardo : Burada kalabilirsin ama Jack'e zarae gelirse bizzat ben seni öldürürüm, Arthur
Arthur hafif korktu ve hemen cevap verdi
Arthur : Tamamdır...
Leonardo kırdığı cama doğru yavaş yavaş yürür, kırdığı yere varır varmaz camı destekleyen yeri tutar ve Jack'e döner
Leonardo : Sakın yaralanayım deme, Jack!
Jack tamamdır şeklinde elini kaldırdı, Leonardo tam oradan atlayacakken Arthur'a döner
Leonardo : Eğer Jack'i eğiteceksen ona silah yaptır yani o cüceyi görmeye git!
Arthur bir anda Leonardo'ya döner, ayağa kalkarak tamamdır şeklinde kafasını sallar, Leonardo ise mesajı alır almaz camdan atlar sanki hiçbir şeymiş gibi atlamıştı aşağı çok hızlı düşerken bir anda bacağını eğerek havaya tekme atar bir anda sanki orada zemin varmış gibi bacağı ile vurdu ve aşağıya doğru gitmek yerine ileriye doğru uçmaya başladı, Jack ve Arthur o düşüşü izlerken bir anda Arthur şunu der
Arthur :Her zamanki gibi Hava Adımı sanatı çok havalı.
Jack, amcası ne kadar havalı olduğunu biliyordu ama bu kadar değildi, şuanda düşündüğü iki şey vardı bir, Arthur ve amcası nasıl tanışıyordu iki, amcası cüceyi görmeye git derken ne demek istiyordu
Arthur : Jack gel, şu cüceyi başvurmaya gidiyoruz.
Arthur arkasına dönüp çıkış odasına doğru ilerliyordu, Jack'te onu takip ediyordu iki yürürken Jack şunu sorar
Jack : Cüce dediğiniz kim? Fantastik dünyalarda olan o cüceler gibi mi gözüküyor?
Arthur : O cücenin adı Bob, o bildiğimiz en iyi demircidir ama kişiliği ayrı bir kirlidir
Jack kafası karışır ve sorar
Jack : Kirli derken?
Arthur : Onunla tanıştığında, en kirli konuşma duyacaksın, Jack.
Jack ve Arthur orada çıkarlar, çıktıktan hemen sonra asansöre kadar yürürler, asansör kısmına ulaşır ulaşmaz asansörü çağıran tuşa basarlar belli süre sonra beklerler asansör gelme sesi gelir ve asansör kapıları açılır açılmaz binerler ve ardından Arthur tuşa basar ve kapılar kapanır
