Yer : Kutsal Tapınağın baya uzağında
Etraftaki bütün araç, insanların yürüme ya da sesleri yoktu resmen bütün her yer sessizliğe boğulmuştu çünkü Revenant ile Marcus öyle hareket ediyorlardı ki tüyler ürperticiydi tabii birkaç kişi onlarda daha hızlı ve dehşet güçlü ama onların sunduğu dövüş sessizlik oluşturmaya yetiyordu ama o sessizliği bozan an ise...
Marcus ve Revenant : Süper Teknik!
İkiside bağırarak Süper Tekniklerini aktifleştirirler, bulundukları yer parlak ve beyaz bir yuvarlak bariyer oluşmaya başladı, elli metre büyüklüğünde bir bariyerdi, Süper Tekniğin en nadir ikilisinden biri Bariyer Tipi, güçlenme, hızlanma, zayıflandırma, yavaşlaştırma, saldırı hepsi neredeyse tek bir tipe birleşmişti ve o ikilinin Bariyerlerinin ismi ise
Marcus : Kutsal Yargı!
Revenant : Vahşi Batı Düellosu!
İkisi bariyerin içerisindeyken etraf tamamen beyazdı ama bir anda o ikili bariyerin isimlerini söylediklerinde ikisinin arkasında farklı yapılar oluşuyordu, Marcus'un arkasında altın ve beyaz renkte bir mahkeme oluşmuştu, etrafta birkaç idam cihazı ya da yöntemleri ile doluyken, Revenant'ın arkasında vahşi batı gibi gözüken bir kasaba oluşmuştu bir de devasa bir saat kulesi vardı ve bu iki yapıtı ayıran bir çizgi vardı çünkü ikisinin bariyerleri kapışıyordu kimin bariyeri daha güçlüydü ama ikiside zayıf durumda yani ikiside eşit duruma düşüyordu, Marcus beyin hariç her yeri zarar görmüştü ama bayılacak kadar değil sadece fazla hasar almıştı, Revenant ise fazla enerji kaybetti normalde bariyer açması imkansız olması lazımdı ama Alevli Enerji sayesinde kaybettiği enerjinin yüzde onu geri döndü bir de güçlenmişti sanki uyanış geçiyor gibiydi
O ikili aşırı dikkat ile kapışıyordu bu saf enerji ya da güç kapışması değil bu resmen bariyer ve beyin mücadelesiydi
Revenant (Aklında) : Şu anki durumu yani bariyer kapışmasını kim kazanırsa...
Marcus (Aklında) : Kimin bariyeri ilk kaybederse...
İkisi aynanda ve düşünürken şunu derler
Revenant (Aklında) : Kazanır!
Marcus (Aklında) : Kaybeder!
İkisi ciddiyetle savaşırken, yapıtlar ise bir küçülüyor bir büyüyordu bu savaş resmen uzun süre devam edecek gibiydi, ikisi ter ve kan içerisindeyken bir anda yapıtları ayıran çizginin tam ortasında ince bir buz çıkar resmen o kısım buz tarafından kesilmişti yani bariyer dışarıdan hasar verilerek kırılabilir yani birisi bu bariyer kapışmasını durdurmak istiyordu ve durdurmuştuda resmen tek bir buz saldırısı ile iki bariyer ile güçlendirilmiş bariyeri ikiye kesmişti, Revenant ve Marcus o saldırıdan sonra arkaya doğru düşmeye başladı, bariyer kırıldıktan sonra Marcus, bariyer kapışmasını durduran kişinin saçını gördü morumsu mavi saçlardı, Marcus düşerken bir anda arkasından birisi belirdi ve Marcus'u çevirerek binanın üstüne çarptırarak ters kelepçe yapmıştı o da kızıl bir saçı vardı bir de dudağının sol kısmından uzanan bir uzun yara izi vardı, Revenant içinde aynı durumdu ama Revenant buz ile kafası hariç bütün her yeri buz ile hapsedilmişti bir anda Revenant'ın üstüne doğru yürüyen morumsu mavi saçılı kişi Revenant'ın saçından tutarak şunu sorar
- - - : Hmm... Ödül Avcısı... Sizi tutuklamaya geldik yani bariyer sayesinde şehir zarar görmemiş olabilir ama genede bu bir suçtur.
Marcus'u ters kelepçe yapan kişi ise diğer biandan buz kullanıcısına seslenir
- - - : Hey! Zach! Adaletin Kralı bu adam!
Zach duyar ama arkasına bir gram bakmadan sadece Revenant'ın gözlerine bakarken şunu der
Zach : Onu da Mutlak Dedektiflere götüreceğiz, Richard.
Revenant, Mutlak Dedektif ve buz kullanıcısının ismini duyduğu anda fark eder ve şunu der
Revenant : Demek... Mutlak Dedektiflerin dördüncü en güçlüsü bizi tutuklamaya geldi.
Diğer binada ise Marcus son kalan enerjisi ile bağırır
Marcus : Derhal beni salmasını söyle! Zach Horizon!
Revenant bir anda şaşkın olur yani maskesi hafif yırtık bir de kirli sakalı gözüküyor vardı yani ağızı gözükmese bile gözleri herşeyi açıklıyordu çünkü ödül için avladığı kişinin yakını Mutlak Dedektiflerin dördüncü en güçlüsü ve Dünya sıralamasında beşinci en güçlüsüydü ve buz kullanıcısı ise elinde bir buz kılıcı çıkar ve sadece elini Marcus'a hedefleyerek kılıç kendisi süzülerek Marcus'un kafasına yakın şekilde kılıcı oraya saplar ve Marcus'un olduğu yere hafif arkasına bakarak şunu der
Zach : Ağızına dikkat etsen iyi edersin, Adaletin Kralı.
Zach Horizon, Mutlak Dedektiflerin dördüncü en güçlüsü, Dünya'nın beşinci en güçlüsü ve en genç Mutlak Dedektif Morumsu mavi saçları var, kar tanesi gibi göz rengi vardı, üstünde beyaz takım elbise vardı bir de beyaz paltosunu pelerin gibi giyiyordu, beyaz kot, boyu 1,91 ve yaşı ise 18
Zach : Richard, şu ikisini hemen Mutlak Dedektiflerin hapisanesin yani Hükümsüz Hapisaneye götürelim.
Richard sırıtarak cevap verir
Richard : Öyleyse Marcus'u bayıltayım ben.
Richard Techno, Mutlak Dedektiflerin beşinci en güçlüsü, Dünya'nın altıncı en güçlüsü, Kızıl saçı vardı, dudağının sol kısmından uzanan uzun bir yara izi var, siyah gözleri vardı, gri takım elbise ile geziyor bir de turuncu paltosunu pelerin gibi giyiyordu, gri kotu var, boyu 1,76 ve yaşı ise 24
Zach : Şimdi neden ikiniz savaştığını orada öğrenerim.
Revenant anlamıştı bu ikiliden kaçmak zordu çünkü Richard adlı kişi Marcus'tan biraz daha güçlüydü ama Zach ise tamamen ayrı bir hava veriyor korkutucu bir aura yayıyordu bir de öyle aurası kocamandı yani aurası ne kadar büyükse o kadar fazla enerjisi vardı ama Zach'in aurası bir bina kadardı yani Arthur'un aurasının altıda biri kadardı
Richard : Bu ikisinin kaçması imkansız Zach, büyük miktarda enerji harcamış bir de hasar almışlar
Zach hiç ifadesi yoktu resmen kalbi buz kesmiş gibiydi
Zach : Güzel, bizim için daha kolay olur.
Zach elini Revenant'ın yüzüne doğru uzatıyordu çünkü onu dondurarak kaçmasını imkansız kılmak istiyordu ama Revenant'ın arkasında bir çatlama sesi gelir ve Zach hemen fark eder
Zach : Kaçmaya çalışıyor.
Zach tamda Revenant'ı donduracakken bir anda arkasında bir çatlak oluşur ve devasa bir el çıkarak Revenant'ı tutar ama Zach ise hemen geri itildiği gibi hızlıca saldırmaya başladı, bir sürü buzdan kılıç devasa ele batar ama el çoktan çıktığı çatlağa geri girer ve çatlak hiç oluşmamış gibi yok olur ve Zach ise ifadesiz şekilde
Zach : Kahretsin.
Revenant'ın zorla çekildiği çatlakta hafif gözlerini açar ve orada iki kişi duruyordu ama öyle ölümcül bir auraydı ki ikiside Büyük Şeytan seviyesindeydi ama Revenant'a tanıdık bir ses şunu der
- - - : Sana söylemiştim o gün, eğer yardım gerekirse bize seslenmen yeterdi
Revenant o sesi direk tanır ve şunu der
Revenant : Lucifer?
Lucifer karanlıkta sırıtarak şunu der
Lucifer : Antik Kalıntı ile anlaşma yapmışsın, beklediğim süreye göre hızlıydı
Lucifer'ın yanındaki karanlıkta oturan bir tane daha büyük şeytan vardı ve elinde buz parçalarını ayıklarak Lucifer'a şunu sorar
- - - : Bu adam cidden planımıza yardımcı olabilecek mi?
Lucifer sırıtarak o karaklık figüre bakarak şunu der
Lucifer : değer, Hana yani Ölümsüzlük Şeytanı.
Hana gülmeye başlar
Hana : Hahahaha! Eskilerde ki gibi çok gizemlisin, Lucifer
Hana Undead, Ölümsüzlük Şeytanı, yeşil bir saçı var, gözlerinde parlak yeşil kafatası vardı, siyah bir ince zırh vardı kafatası ile kaplıydı ve arkasında kocaman kafatası sembolünün sönük gözleri vardı enerji kullanmaya başladığında yeşil yanmaya başlıyordu, boyu 1,82 ve yaşı ise bilinmiyor.
Revenant yerde yordun şekilde yatsada anlamıştı Hana denilen kişi birkaç yıl önce Arthur'a iyileşemiyecek bir yara bırakan Büyük Şeytandı ama Lucifer'ın ne geçmişi vardı ne de bilgi vardı ve Hana direk anladı üstünde sırıtır
Hana : Lucifer'ın ne şeytanı olduğunu mu merak ediyorsun cevabı...
Lucifer elini kaldırdı ve şunu dedi
Lucifer : Ben söyleyeyim Hana.
Hana surat asarak kafasını çevirir, Lucifer ise kaldırdığı eli Revenant'a uzatır
Lucifer : Ben Lucifer Deadman yani Gerçeklik Şeytanı, bize katılmanı istiyorum.
