Yuan sabah uyandı.
Gözlerini açtığında evin ana odasından gelen sesleri duydu. Kalkıp dışarı çıktığında herkesin hazırlandığını gördü.
Dün geceden dolayı hafif yorgundu… ama içinde tuhaf bir güven vardı.
Bugünün farklı olacağını hissediyordu.
Elizabeth yanına geldi.
Hafifçe gülümsedi.
"Tekrardan teşekkür ederim."
Yuan da karşılık verdi.
"Rica ederim."
Yamoto herkesin dikkatini çekmek için sesini yükseltti.
"Bugün yorucu bir gün olacak! Ama… hepinize güveniyorum!"
Takım hazırdı.
Kapı açıldı.
Ve birlikte dışarı çıktılar.
Ormana doğru yürürlerken ortam beklenmedik şekilde sakindi.
Notch ve Xen, Yuan'ın yanına geldi.
Bir süre sessiz kaldılar.
Sonra Xen konuştu:
"Önceden yaptıklarımız için… özür dileriz."
Notch da başını salladı.
Yuan hafifçe gülümsedi.
"Merak etmeyin. Hiçbir problem yok."
Bu cevap ikisini de rahatlattı.
Elizabeth biraz geride yürüyordu.
Gözlerinin altında hafif yorgunluk vardı.
Momo bunu fark etti.
"Dün gece uyumadın galiba."
Elizabeth hızlıca cevap verdi:
"Yok yok, iyi uyudum."
Momo hafifçe gülümsedi.
"Öyle olsun."
Yamoto arkadan herkese baktı.
Takım konuşuyordu.
Gülüyordu.
Birlikte hareket ediyorlardı.
İçinden geçirdi:
Bizim takım böyle güçlenecek…
Ormana yaklaştıkça etrafta kabuslar görünmeye başladı.
Ama artık…
Hiçbiri tehdit gibi gelmiyordu.
Takım onları kolayca geçiyordu.
Bir süre sonra zemin değişmeye başladı.
Dikenler…
Toprağın içinden çıkıyordu.
Adımlar yavaşladı.
Daha dikkatli ilerlemeye başladılar.
Ve sonunda…
Ormana vardılar.
Orman…
Normal değildi.
Ağaçlar koyu renkteydi.
Sanki ışığı emiyordu.
Ama genişleyen kısımlar…
Daha açıktı.
Yapay gibi duruyordu.
Yamoto ellerine baktı.
Derin bir nefes aldı.
"Sakin ol…"
Elinde bir alev belirdi.
Küçük… ama yoğun.
Yuan bunu fark etti.
Yamoto'nun içinde hafif bir korku vardı.
Ama hiçbir şey demedi.
Yamoto eğildi.
Alevi dallara yaklaştırdı.
Orman yanmaya başladı.
Ama…
Kısa bir süre sonra…
Alev söndü.
Yamoto kaşlarını çattı.
"Anladım…"
Başını kaldırdı.
"İşimiz uzun."
Tekrar denedi.
Bu sefer daha dikkatli.
Daha sabırlı.
Ormanı yavaş yavaş yakmaya başladı.
Ama o sırada…
Bir şey değişti.
Etraftaki elite kabuslar…
Onlara doğru geliyordu.
Takım anında hazırlandı.
Silahlar çekildi.
Nefesler tutuldu.
Elizabeth'in elleri titredi.
Bu sefer Momo fark etti.
Elini tuttu.
"Sakin ol."
Sonra gülümsedi.
"Kabuslara bugün gerçek bir kabus yaşatalım!"
Savaş başladı.
Elite kabuslar saldırdı.
Bazıları tanıdıktı.
Bazıları tamamen farklıydı.
Şekli olmayanlar vardı.
Hayvanlara dönüşenler…
Ellerini silaha çevirenler…
Ve yeni olanlar…
Ağzından ateş püskürtenler.
İnanılmaz hızlı olanlar.
Vücudunu esnetebilenler…
Yuan ön saflardaydı.
Kalkan oluşturdu.
Saldırıları durdurdu.
Anında silah değiştirip karşılık verdi.
Akıcıydı.
Hızlıydı.
Notch…
Tek bir yumruk attı.
Bir kabus metrelerce sürüklendi.
Momo…
Bir fırtına yarattı.
Kayaları havaya kaldırdı.
Ve kabusların üzerine fırlattı.
Gülüyordu.
Xen…
Gölgeler gibi hareket ediyordu.
Her saldırıdan kaçıyor…
Hançerleriyle kabusları deliyordu.
Elizabeth…
Elleri hâlâ titriyordu.
Ama geri çekilmedi.
Dün geceki antrenman…
İşe yaramıştı.
Yuan bunu fark etti.
Savaş yoğunlaştı.
Herkes farklı hedeflerle meşguldü.
Ama bir kabus…
Yamoto'ya doğru koştu.
Yamoto tepki veremedi.
Kabusun yumruğu—
Onu yere çarptı.
Nefesi kesildi.
Kabus onu boğazından tuttu.
Yukarı kaldırdı.
Sıkıyordu.
Yamoto'nun gözleri karardı.
Tam o anda—
Bir bıçak…
Kabusun kalbine saplandı.
Yuan.
Kabus anında dağıldı.
Yuan elini uzattı.
"Hadi… işimiz daha bitmedi."
Yamoto hafifçe gülümsedi.
Elini tuttu.
Ayağa kalktı.
Ve savaş devam etti.
Yarım saat…
Kesintisiz savaş.
Sonunda…
Tüm elite kabuslar öldü.
Ve ormanın genişleyen kısımları…
Yandı.
Sessizlik çöktü.
Sonra…
Rahatlama.
Notch gülerek konuştu:
"Beklediğimden kolaydı ha."
Takım hafifçe gevşedi.
Gülümsemeler başladı.
Ama…
Bir anda…
Yerde bir alev belirdi.
Küçük.
Zayıf.
Sonra büyüdü.
Hızlandı.
Kontrolsüz bir şekilde yayıldı.
Bir yangına dönüştü.
Herkes geri çekildi.
Ne olduğunu anlamaya çalışıyordu.
Alevler…
Şekil almaya başladı.
Yavaş yavaş…
Bir siluet oluştu.
Herkes dondu.
Bu şekil…
Bir palyaçoydu.
Hiç kimse konuşamadı.
Sonra…
Arkadan bir ses geldi.
Herkes aynı anda döndü.
Ama—
Bu Lee değildi.
Bu bir kabus da değildi.
Bu…
Bir insandı.
