Cherreads

Chapter 48 - Bölüm 48

Yer : Deadland Şehri, Kocaman yıkılmış Futbol Stadyumun İçerisi

Etrafta birkaç şeyin kırılma, bükülme, yıkılma ve benzeri sesler geliyordu, futbol sahasında yerler tamamen parçalanmış metal parçaları vardı bir de sahada ki toprak ise her yere dağılmıştı çünkü Hana'nın saldırısı yerden kollar çıkartarak toprağı etrafa saçmıştı, sahanın orta kısmında Bob yarısı sıkışmış çekicini geri çekmeye çabası ile geriye doğru çekmeye çalışıyordu ama Bob'un dayanıklığı o kadar iyi değildi o anlamda değil yani birkaç saniye koşmaya başladığı anda yorulmaya başlayan birisidir, Bob yere oturarak tek koluyla çekmeye çalışır ama çekicinin yarısı nereye sıkışmıştı? Çünkü on beş metre çapı kaplayan beyaz bariyer yüzündendi ve bu bariyerin sahibi ise Hana'ydı, Hana Jack'e garanti hasar vermek adına Süper Tekniğini kullandı içersi ise dehşet verici manzara vardı Hana, Jack'in önünde duruyordu ama beş metre filan uzağında ama arkasında iğrenç ve korkunç verici manzara vardı, bütün cesetler resmen hiç çürümemiş ya da iskelette dönüşmemişlerdi resmen daha yeni hayatlarını kaybetmiş gibi gözüküyordu bir de o bütün cesetler güneş şeklinde birleşmişler gibi duruyordu her birinin korku, üzgün ve acı çekmiş gibi ifadeleri vardı son olarakta gözlerinden göz yaşı çıkmak yerine kan geliyordu, bariyerin içerisi sadece o korkunç şeyle kaplı değildi yer tamamen kan havuzuydu yani kana baktığında hayaletler gözüküyordu işte o kadar korkunç bir bariyerdi

Hana (Aklında) : Anahtar taşıyıcısını kıstırdım ama o çekiç son anda içeri girmeyi başardı eğer o çekiç olmasa çoktan Anahtar Taşıyıcısı direk ruhuna hasar alarak hayatını kaybedip benim askerim olurdu

Hana'nın bariyeri şu anda tam etki halinde değil ama hala garanti hasar verebilir, bu durumda Jack ise plan kurma çabasındaydı

Jack (Aklında) : Ne yapabilirim de bu bariyerden kurtulabilirim? Eğer o çekici geriye doğru kuvvet uygularsam çıkış yaratabilir miyim? En azından deneyelim, ya hep ya hiç!

Hana ve Jack birbirine bakmayı direk kestiler, Hana son hızda Jack'e doğru saldırıya geçti Jack ise çekicin yanına gitme çabasında ama Hana'nın saldırısına engel olmaz ise ölümcük hasar alacaktı o yüzden Jack direk yumruk salladı resmen dört tane yumruğu varmış gibi gözüküyordu savurduğunda yani şu anda Jack seri saldırıya geçti Hana ise bu yumruk yağmuruna katılmaya karar verir Hana'da Jack'in yaptığı gibi yumruk yağmuru oluşturmaya başladı ikisinin yumrukları seri şekilde birbirine çarpıyordu ama bir yanda ise hareket ediyorlardı bir geri bir ileri bir sağ bir sola böyle böyle devam etti ve hala seri şekilde yumruk atmaya devam ediyordu, Hana sonunda Jack'ten hızlı yumruk attı Jack direk refleksleri ile o yumruğu sağ eli ile geri püskürtü resmen Hana'nın sağ eli gidebildiği kadar geriye gitti işte o anda Jack ne kadar hızlı yumruk sallayabiliyorsa hepsini salladı ve Hana'nın yüzü, vücudunun bazı yerlerine o darbeler geldi Hana geriye doğru hafif uçtu, Jack direk çekicin olduğu yere koşarken bir anda Jack garip bir şey hisseder sanki vücudu hafiflemiş gibiydi işte o anda anlaşıldı... Jack'in iki koluda yerdeydi yani Hana ne yaptıysa Jack'in iki kolu yerdeydi resmen iki kolu Jack'in bedenin bağından kopmuştu

Hana : Süper Tekniğimde bana dokunursan tamamen benim kontrolüme girersin yani o iki kolun bana temas ettiği için senden çıktı

Jack acı çekerek bağırır resmen o acıya katlanamayacak kadar acıyordu çünkü, bu durumda Hana dehşet eğleniyormuş gibiydi bir de yüzü kırmızıydı ama bu birisinin başkasından hoşlanırmış gibi bir kızarmaydı ama bu daha iğrenç türden olandı

Hana : Daha fazla bağır lütfen bu beni fena heyecanlandırdı.

Jack hala acı içinde bağırırken bir yandan bedeni tamamen kendi kendine çekice doğru hareket ediyordu ama Jack sadece acıyı düşünürken bedeni kendi kendine buradan kurtulmalıyız durumundaydı

Hana : İşte bu! Bütün tanıştığım insanlardan daha güzel bağırıyorsun çok güzel!

Hana bir yandan böyle iğrenç iğrenç şeylere hobisi olsada bir düşüncesi vardı

Hana (Aklında) : Normalde dehşet derecede heyecanlamazdım yani diğer insanlarda eğleniyor ya da heyecanlanırken bu tür acı çekerken insanların ama... Ama nedense o iğrenç cesur Sophia denilen kadını çok pis andırıyor ve bana onun acı çekerken bana hiç korkmuyor ya da acı çekmiyorum bakışı yok bu velet ama Sophia'nın gerçekten acı çekmesini hatırlatıyor ve bu beni daha bir heyecanlandırıyor

Hana düşünceler arasında düşünürken Jack sadece acı içinde çekice doğru gidiyordu, her süründüğünde suyun üstünde sürünürmüş gibi ses geliyordu ama su değilde kandı, Jack acı çekerken gözünden göz yaşları çıkıyordu yani öyle bir acıydı bir de kolu olmaması acı verirken bir de ruhuna saldırı altındaydı işte bu yüzden fazla acı çekiyordu, önünde büyük çekiç sağ sola oyuyordu işte o anda Bob hala çabalıyordu, Jack tamda çekicin yanına vardım dediği anda Hana ayağını hafif kaldırarak Jack'in ayağına basar ama Hana'nın ayağında ayakkabı vardı ama resmen altından bıçak gibi bir şey çıktı ve Jack'in bacağına bastı işte o anda Jack daha bir bağırdı ve Hana ise bundan daha bir eğleniyordu

Hana : Çok güzel bağırıyorsun! Biraz daha lütfen!

Jack acı içinde bağırırken çekiç daha bir oynamaya başlıyordu yani git gide yavaş yavaş çekiç bariyeri kırmaya başlıyordu ama durum kötüydü Jack ölüm eşiğindeyken Bob geç kalacaktı ama Jack'in kaşların üstü bir de yüzünün en üst yerinin orta kısmında bir göz çıktı ama kırmızı gözdü işte o anda o göz daha da parladı direk çekicin olduğu yere baktı ve gözü iyice parladı çekicin etrafında bir sürü siyah çizgiler oluşmaya başladı ama herkes için görünmezdi, çekiç arkaya daha hızlı bariyeri kırmaya başladı, göz direk Hana'ya kitlendi, gözün etrafında kuvvetli dalgalar çıkar gibi gözükerek Hana'nın kafasını tamamen yok oldu resmen silinmiş gibiydi, çekiö garip şekilde dönmeye başladı resmen dönme sesi gelirken dönmesi biter bitmez resmen füzeye dönüşmüştü, parlamaya başladı ve o kırmızı göz kapandı onun yerine bir ağız çıktı

??? : Eğer hayatlarımız birbirimize bağlı olmasa senin son anlarını izlerdim.

O gizemli kalın ses konuşmasını tamamladığı anda kaybolmaya başladı, Jack'in yerde olan iki kolu birden hareket ederek Jack'in koluna geri takılır gibi geldiler üstünede duman çıkmaya başladı resmen iyileşiyordu bir de bacağında küçük bıçak yarasından da duman çıkmaya başladı, Jack o acıdan neredeyse canını kaybecekken Jack eskisi kadar normal oldu, Hana ise kafası olmasına rahmen hala düzgünce hareket ediyordu ama iyileşmesi birazcık uzun sürecekti, Jack direk füzeye dönüşmüş olan Çekicin arkasına doğru koştu hemen bariyerin kırık yerine yumruklar sallamaya başladı füze parlamaya başladı, daha bir parlamaya başlarken laser ısınma sesi gibiydi resmen ve o ses kesildiğş anda patladı, Hana arkaya doğru uçtu, Jack yumrukladığı yer tamamen kırıldı, bariyerin dışındayken direk aşağıya düştü ama yüz üstü, Bob ise çekicine hiçbir şey olmamış gibi çekici küçültü ama hala sarhoştu bir de çekice hiçbir hasar yoktu ya da hiç patlamadan etkilenmemişti resmen çekiç şekil değiştirip o şeklin etkilerini veriyordu, Bob'un geğirme sesi gürültülü şekilde çıkar

Bob : Ne kadardır böyle geğirmemiştim? Neyse hey bücür o ### kırığı gibi bariyerde iyi savaşabildin mi?

Jack resmen bütün o çektiği acı sadece bir anlık acı gibi yok olmuştu resmen ve Bob'a sinirli şekilde bakar

Jack : Resmen işkence çekiyordum ben! Hiç iyi değilim!

Bob ise sarhoş sarhoş sallanıyordu birden çekici şekil değiştirip bomba atara dönüştü ama tamamen altından yapılmıştı ve Bob bağırarak Jack'e şunu der

Bob : İşkenceni ####yim! Şu anda kafası olmayan şerefsiz evladı var karşınızda!

Jack direk bütün kuvveti ile Bob'un olduğu yere hem koşarak hem de sıçrayarak Bob'un yanına geçti önlerinde dumandan perdeler vardı ve arasından kafası olmayan Hana çıktı ama kafası resmen hiçbir şeymiş gibi tekrardan oluştu önce iskelet sonra kaslar en sonda deri ve saçları geri çıktı ve Hana sinirli şekilde bakmaya başladı

Hana : Böyle oynayacağız demek Liberty!

Daha demin Jack'e yardım eden şey Liberty'miş yani o çıkan göz sonrada o göz yerine ağız çıkan şey aslında iletişime geçmek için o şekle büründü Liberty, ama en garip soru ise Arthur tam olarak nerede ve ne yapıyordu

Yer : Yer altı Dünya'sı

Etrafta bir sürü ateş sesleri geliyordu resmen herşey yanıyormuş gibiydi, bir sürü cansız yaratık bedenleri yavaş yavaş yok olmaya başlarken bütün yaratıkların cansız bedenleri bir yere dağ oluşturmuş gibi dizilmişti hepsi yanıyordu, o ateşi izleyen ise Arthur'du resmen Yer Altı Dünya'sında yani Yaratıkların evinde ateşten yapılma kaos getiriyordu bir de Arthur orada ateşi izlerken Arthur'un arkasında bir kadın figürü vardı resmen Arthur ile birlikte havası veriyordu ve Arthur ise arkasına hafif bakarak sırıtır

Arthur : Biliyorsun değil mi? Bob eski arkadaşını geri getirmek adına bir sürü işe yaramaz ritüel yapıyor ama arkadaşı ise Yer Altı Dünya'sında geziniyor?

Arthur'un arkasında olan kadın siyah ile kırmızı arası giysileri vardı resmen arkasından bir sürü zincir sanki yaşıyormuş gibi hareket ediyordu işte o anda o gizemli kadın şunu dedi...

- - - : Birkaç geçmiş sorunumun nedenlerini araştırmak adına buraya indim ama tek bir gelişme bulamadım.

Arthur gülmeye başlar

Arthur : Hahaha! Bob dememiş miydi sana? Bana dediği kadarıyla şöyle dedi, Nora oraya inipte ne ### bulacakta yer altına giriyor ki, Nora!

Gizemli figür yani Nora resmen sırıttı

Nora : Haklı çıkması en nefret ettiğim şey.

Nora Redgrave, görünüşü zarif ve atletik bir yapıya sahip. Uzun siyah saçları, bordo gözleri ve solgun teni, ona doğal bir çekicilik verir. Dikkat çekici bir aura yayar, ama bu duruşunda abartı yoktur; her hareketi doğal ve kararlı bir dinginlikle öne çıkar

kıyafeti, Göbek bölgesini açıkta bırakan siyah, deri görünümlü bir büstiyer ve buna uyumlu dar bir pantolon giymektedir. Kostümünde kırmızı şeritler ve belinde mühimmat kemerine benzeyen kırmızı bir kemer detayı bulunur.Pantolonuyla bütünleşen, taban kısımları kırmızı şeritli, siyah deri botlar tercih edilmiştir. Boyu 1.72 ve yaşı ise bilinmiyordu

More Chapters