Yer : ???
Etrafta sessizlik vardı resmen yani buraya gelen kişiler burası boş olduğunu inanacak kadar boştu ama çevrede olan tahta kutu, kasa, metal kutu ya da herhangi şeyler karanlıkta gözükmüyor olmalıydı yani normalde buradı depo alanıydı burası kitlenmiş durumda bir de ışıksız olması gerekirken kutuların üstünde bir alevin ışığı gözüküyordu resmen bir kısımda ışık yakmışlardı o alevler ise mumdan geliyordu hepsi ritüel çemberi gibi şeyin uç kısmına koyulmuş beş uçlu yıldız vardı bu ritüel çemberinde, mumlar ise o uçların bittiği yerdeydi bir de yıldızın üstünde de iki tane göz vardı onlar ise Tanrıyı Lanetleyen Gözlerdi, bir sürü kutunun olduğu yerde ama ritüel çemberine yakın yerde ise iki kişi birbirinden uzakta oturmuşlar birisini bekliyor gibiydiler
Revenant : En azından dövüşe katılsaydım...
Revenant orada kendince düşüncelere dalmışken Hana normalde bir gözü kapalıyken artık iki gözü kapatmıştı arada bir kafası kendi kendine oynuyordu sanki birisi yumruk atıyordu yüzüne.
Revenant (Aklında) : Gizlenen haydut grubu gibi bu ikisi... Amaçları acaba Liberty'i geri getirmek mi? Sonuçta bütün kalıntıları toplamayı amaçlıyorlar... Ya da...
Revenant derin düşüncelere dalmadan önce çatlama sesi duyulur, Hana aynı durumda iki gözüde kapatmış durumdayken Revenant kolundaki bir tane dövmesi yeşim yeşili gibi parlamaya başladı ama o parlarken Revenant sanki koluna silah sıkılmış gibi acı hisediyordu, Revenant'ın sağ eline direk toplu tabanca yeşim yeşili renginde parlayarak belirdi, Revenant hemen silahını düzgünce tutup çatlak sesinin geldiği yere doğru nişan aldı, Revenant yavaş yavaş adım sesleri duymaya başladı resmen birisi buraya doğru yaklaşıyordu, her saniyede bir ayak sesi geliyordu ama her saniye o ses yükseliyordu çünkü Revenant'ın yani ritüelin olduğu yere doğru yaklaşıyordu sonunda o kişi görülür ama sadece kutunun arkasından çıkan siyah ayakkabı gözüküyordu o kişi tamamen kutunun arkasından çıktı Revenant hızlıca silahını indirir ve sırıtır
Revenant : Şafak sökmeye başlayacak yakında, Lucifer.
Onca zamandır o sesler Lucifer'a aitti
Lucifer : Ritüellin durumu nasıl?
Revenant toplu silahını tekrar dövme haline getiriyordu ama aynı acıyı çekerken Lucifer'la konuşuyordu
Revenant : Gördüğün üzere at sahibini bekliyor.
Lucifer o vahşi batı göndermesini direk anladı bir de düşünmeye başladı
Lucifer (Aklında) : Kalıntı beni bekliyor demek... Ne kadardır o çocukla savaşıyordum... Neyse ne birisi bende zayıf olsada bana yavaş yavaş yetişen birisiyle savaştım dehşet eğlenceliydi...
Lucifer düşünürken yanağından bir tane buz parçası düştü resmen kırılma sesi hafif yankılanmıştı, Revenant o buz parçasının nereden geldiğine bakarken fark eder ve Lucifer'a seslenir
Revenant : Yanağında Buzdan bir yara var.
Lucifer direk elini o yaraya deydirir ve fark eder o saldırır ciddende Lucifer'a hasar vermeyi başarmıştı normalde Zach ve Lucifer Süper Teknik kapışmasındaydı ve ezici farkla Lucifer kazandı, Zach normalde öldürülmüş olması gerekirken Lucifer, uzun süre sonra ilk kez bu kadar eğlendiği için Zach'i hayatta bıraktı, Lucifer ise yarasız döndüğünü düşünüyordu yani bazı yenilmez olduğunu düşünen kişiler sinir krizi ya da hafif sinirlenirdi ama Lucifer o türde bir adam değildi yani yüzünde sinir değilde daha çok gülümseme vardı resmen daha da heyecanlamış bir çocuğun gülümsemesiydi, Revenant ise ifadesizdi tek düşündüğü ise...
Revenant (Aklında) : Ne tür bir grubun içerisine düştüm? Eğer para vermeseler direk burayı terk etmiştim...
Revenant hafif bir iç çeker ve Lucifer'a işaret parmağı kaldırdı ama işaret etmek için değilde sanki silah çekmiş gibi gözüküyordu
Revenant : Bu kalıntıyı özümsediğinde sonra ki yapıcağın şey ne olacak?
Lucifer direk Revenant'a bakar normal şekilde cevap verir
Lucifer : Deadland şehrinin bir arkasındaki kocaman şehre gideceğiz.
Revenant'ın gözleri açılır ama heyecan ya da şaşkınlık değilde travma yaşamış birisinin gözleriydi resmen o gözler çünkü Revenant'ın dövmeleri aslında bir silah depolama tekniğiydi istediği silahı dövme haline getirerek sıfır ağırlık ile rahatlıkla taşıyabiliyor ama o dövmeler onun bedeni lanetliydi yani her silah depolayıp ya da çıkartırken inanılmaz bir acı çekmek zorunda kalıyordu ne kadar silah depolarsa kolunda yanmalar başlıyor yani sürekli kolu yakılıyormuş gibi bir his vardı işte o kocaman şehirde bu laneti almıştı bir de çok ama çok önemsediği birisini orada kaybetmişti yani o lanetti aldığı ile önem verdiği birisini kaybettikten sonra o şehre asla adım basmayacağına yemin etmişti çünkü o şehre girdiği anda bir sürü korkunç anısı gözünün önünde canlanıyordu
Revenant : Neden o şehir... yani özellikle o lanet olası Lanetli Şehrine gidiyoruz!
Lucifer ifadesiz şekilde Revenant'a bakıyordu
Lucifer : Çünkü sırada ki kalıntı orada ve orası bizim savaş alanımız daha doğru benim için.
Revenant : Ne?
Lucifer : Orada bir sürü aktif olmayan tuzaklarla dolu yani neredeyse 600 civarı yıldır kullanmıyorum.
Lucifer'ın sonra ki gideceği yer Lanetli Şehri'nde Liberty'nin diğer kalıntısı vardı, Lucifer ile Revenant orada konuşurken Hana neden iki gözü kapalı bir de istemsizce kafasını sağ ya da herhangi tarafa çevirdiğini öğrenmemiz lazım
Yer : Deadland Şehri, Kocaman yıkılmış Futbol Stadyumun İçerisi
Etrafta bazı şeylerin düşme, bükülme ya da herhangi şeyin sesi geliyordu yani resmen stadyum yıkılmaya başlatılmış gibiydi ama en garibi ise üç tane kişinin yaydığı enerjiydi birisinin enerjisi diğerlerinden daha düşük bir de kendisinden yayılmıyordu giydiği kol zırhından geliyordu giyiyen kişiden hiç enerji yayılmıyor gibiydi, bir başka birisi ise çekici elinde tutan ama kafasında yarısı bantlanmış bir samurai kask bir de siyah güneş gözlüğü takan bir cüce vardı ama yüzü tamamen kırmızı olmuştu yani o kırmızılıklar ben sarhoşum diye bağırıyordu ama aralarında sağlam enerji yayan oydu, diğer kişi yani son kişi ise iki elini birleştirmiş enerji yüklüyordu ama o iki kişiden daha fazla enerji sahibiydi ve o kişi ise elini tamamen boşluksuz şekilde elini birleştirdi ve bağırdı
Hana : Süper Teknik, Değer biçilemez Ruhun Şekilleşimi!
Hana'nın bulunduğu yerden on beş metre çapındaki yerlerde beyaz renkte parlayan bariyer oluşmaya başladı, çekiçli elemanın çapın içerisinde değildi ama Çekici ise yarısı Bariyerin içinde sıkıştı, kol zırhı giyen kişi ise o bariyerin içerisinde girmiş durumundaydı, kolu zırhlı olan arkaya doğru sıçramamıştı bu yüzden zamanında kaçamamıştı o yüzden bariyerin içerisinde hapis oldu, Hana'nın arkasından bir sürü insan cesedi gibi gözüken heykeller çıkmaya başladı ama Güneş şeklinde birleşmişlerdi ve ondan bir sürü insan çığlığı geliyordu yani Hana'nın bütün ele geçirdiği ruhlar bu bariyerde hapis olmuştu ama kolu zırhlı olan ise canlı şekilde dururken Hana ise gülümsüyordu ama ağızında hafif kanlanma vardı
Hana : Baya iyi dayandın ama bu yolun sonu anahtarcık.
Jack (Aklında) : Kahretsin! Demek Süper Tekniğin içerisinde hapis olmak böyle bir şey! Arthur, beni Bob'a emanet etmeden önce bana anlattığı şeydi!
Yer : Kutsal Tapınak, Bob'un Demirhanesi
Tam olarak günümüzden uzun süre önce Bob, Jack'in silahını yapmak ile meşgulken Jack boş boş duruyordu ama bir yandan düşünüyordu ama Arthur'un sesli ama sessiz bir düşüncesini dinliyordu
Arthur (Sesli Düşünür) : Süper Tekniğimi mükemmeleştirmenin yolunu nasıl bulabilirim ki? Düşün, düşün...
Jack, Arthur'un omuzuna sol elini koyar ve sırıtır
Jack : Şey... Süper Teknik nedir?
Arthur onu duyar duymaz o da sırıtmaya başladı ve Jack'in sol elini çeker
Arthur : Süper Teknik belirli teknik kullanıcısının erişebildiği baya güçlü bir seviyedir
Jack merak ile sorar
Jack : Mesela?
Arthur : Eğer Süper Teknik sahibi olacak kadar gelişirsen şunlara sahip olman lazım bir hayal gücü, iki büyük miktarda enerji yani ilk kullandığın zaman için geçerli her kullandığında bir de alışmaya başladığında daha az enerji harcamaya başlıyorsun Süper Teknik için son olarak üç Tekniğine tamamen hakim olmak.
Jack : Hakim olmak derken?
Arthur : Tekniğine tamamen tanıman lazım yani bildiğin ismini biliyormuş gibi tekniğinin tamamen ismin gibi bilmen lazım
Süper Teknik sahip olmak o kadar basit bir şey değil yani bazı kişiler olur baya güçlü olsalarda Süper Teknik sahibi olamadılar nedeni basitti Tekniklerini hiç tanımadılar yani kullandılar ama neler yapabileceği ya da ne yapamayacağını bilmedikleri için Süper Tekniğin kapıları tamamen kitlendi yani çok ama çok sonradan öğrenseler kapıları açarlar ama ne kadar geç açarsan o kapıları o kadar gelişme hızın gecikir yani bir sınır vardı eğer Süper Tekniği öğrenemezsen o sınır asla kırılmaz ve asla güçlenemezsin
Arthur : Süper Teknik bildiğin insanların hayal gücü ile ürettiği bir şeydir ama teknik sahibi olduğun zaman senin Süper Teknik tipin belirlenir eğer tipin saldırı olursa saldırı olarak kullanırsın eğer güçlenme tipiyse güçlenme kazanmak için kullanabilirsin
Jack aşırı bir heyecanla Arthur'a sorar
Jack : Peki benim tipim ne?
Arthur sırıtır
Arthur : Salak Tipisin
Jack kafasının ortasında hafif sinir belirir resmen kızdığı anlaşılıyordu
Jack : Hadi ama!
Arthur ise gözlerini hafif kıstı
Arthur (Aklında) : Bu çocuk bir gün dehşet birisine dönüşecek en iyi yakın dövüşçü gardiyan olacak kesin
Arthur bir anda bir şey hatırlar ve Jack'in kafasına hafif vurur
Jack : Hey! Bu ne içindi!
Arthur : Benim baya önemli işim var o yüzden bir süre senin yanında olamayacağım, hey cüce Jack'e iyi bak bir de sakın Kutsal Tapınağın dışına çıkmayın!
O cüce metalle çekiç ile geçirdiği sesi gelirken cücenin bağırma sesi gelir
Bob : ###### git!
