Cherreads

Chapter 14 - Bölüm 14

Yer: Yapay Alan, Orman

Peter ve Jack aynı anda harekete geçti.

Peter'ın dudağının kenarı hafifçe yukarı kıvrıldı.

Gözleri, neredeyse karanlık bir kırmızıyla parlıyordu.

Peter: Çenen kadar güçlü müsün, Jack!?

Söz daha havada asılıyken Peter yumruğunu savurdu.

Jack refleksle geri sıçradı.

Ama kaçmasına rağmen, yumruğun yarattığı hava basıncı arkasından geldi.

BOOM!

İki dev ağaç, köklerinden kopmuş gibi yana savruldu. Gövdeleri havada çatladı, ardından paramparça şekilde yere devrildi.

Jack havada takla atarak yere indi, ayakları toprağa sürtünerek durabildi.

Jack: Ha! Canavar!

Peter kahkaha attı. Kahkahası kısa ama aşağılayıcıydı.

Peter: Haha! Kaçmak… tam da sana yakışıyor.

Jack dişlerini sıktı.

Bir anda hızlandı.

Ayakları toprağa her bastığında çamur ve taş etrafa sıçrıyor, Jack Peter'ın etrafında dairesel bir hızla dönüyordu. Görüntüsü neredeyse bulanıktı.

Bir anlık boşluk…

Jack bir anda Peter'ın arkasında belirdi.

Jack: Kozmik Etki!

Tüm gücünü yumruğuna yükleyip vurdu.

FSSSS—

Yumruk hedefi delip geçti.

Ama…

Peter'ın arkasında sadece duman vardı.

Jack'in gözleri büyüdü.

Jack: Ne—!?

Peter: Cidden mi?

Bir el Jack'in bileğini yakaladı.

Peter, Jack'i tek elle kavradı. Kasları gerildi, toprağın altında bile çatlamalar oluştu.

Sonra…

FIRLATTI.

Jack havada kontrolünü kaybederek savruldu.

Bir ağaca çarptı kırdı.

İkinci ağaca çarptı ikiye böldü.

Üçüncüde gövdesi gömüldü.

Ama daha yere düşmeden

Peter çoktan havadaydı.

Peter: Böcekler yerini bilmelidir!

Peter tüm ağırlığıyla Jack'in boşluğuna vurdu.

KRAAAAAASH!

Jack yere çakıldı.

Toprak içeri göçtü.

Kırılan alan bir bina büyüklüğündeydi.

Çevredeki ağaçlar devrildi, yer sarsıldı.

Jack kraterin içinde öksürdü.

Jack: (öksürür) Bu… kötü oldu işte.

Peter havadan ayak üstü indi.

İnişiyle birlikte yoğun bir duman bulutu yükseldi.

Dumanın içinden iki kırmızı göz parladı.

Peter yavaşça Jack'e baktı.

Peter: Senin gibi bir böcekten beklendiği gibi… zayıf.

Jack titreyerek ayağa kalkmaya çalıştı.

Kollarını çapraz yaparak kendini koruma pozisyonuna aldı.

Peter bir anda ileri atıldı.

Yumruklar…

Bir değil.

İki değil.

Yağmur gibi.

Her yumruk havayı yırtıyor, her darbe Jack'in savunmasını sarsıyordu.

Hızları öyleydi ki, Formula 1 arabalarının maksimum hızını bile aşmış gibiydi.

Jack'in ayakları yerden kesildi.

Her darbeyle biraz daha geri itiliyordu.

Peter: Ne oldu!? Çenen kadar güçlü değilsin böcekçik!?

Jack'in kolları titriyordu.

Nefesi düzensizleşmişti.

Jack: (acı içinde, içinden) Bu canavarı… yenmem mümkün mü ki…

Bir darbe daha.

Jack geriye savruldu, dizlerinin üzerine düştü.

Uzakta, bir ağacın arkasında Rose'un gözleri açıldı.

Rose: (aklında) Jack… senin için üzgünüm.

Kazanma şansın… pirinç tanesinden bile küçük.

Duman, kırık ağaçlar ve çatlamış toprak arasında Peter dimdik duruyordu.

Jack ise hâlâ ayakta kalmaya çalışıyordu.

Ama aralarındaki güç farkı artık inkâr edilemezdi ve Jack ayakta kalamadan yere yüz üstü düşer.

Yer: ???, Jack'in büyüdüğü köy

Tarih: 8 yıl önce

Jack, evin önünde durmuştu. Diğer çocukların kahkahaları rüzgârla birlikte kulağına geliyordu. Hepsi birlikte koşuyor, düşüyor, tekrar ayağa kalkıyordu. Jack ise birkaç adım ötede, tek başına duruyordu.

Jack: Anne… neden diğerleri ile oynayamıyorum?

Annesi, ona bakmadan konuştu. Sesi sakindi ama içinde bir mesafe vardı.

Jack'in Annesi: Nedeni, sen onlardan çok farklısın oğlum.

Jack başını eğdi. Parmaklarını sıktı.

Jack: Ama kardeşim onlarla oynayabiliyor…

Jack'in Annesi bir an duraksadı, sonra sertleşti.

Jack'in Annesi: Çünkü sen onlardan çok ama çok farklısın!

Jack irkildi. Bir adım geri çekildi.

Jack: Ne…?

Annesi bu kez Jack'in yüzüne baktı. Bakışı soğuktu.

Jack'in Annesi: Neden kardeşin gibi doğmadın? O senden önce Teknik sahibi oldu!

Bu söz Jack'in içine bir bıçak gibi saplandı. Gözleri doldu, nefesi titredi.

Jack: (aşırı üzgün) Sırf bir Teknik sahibi olmadığım için… beni çocuğun olarak kabul etmiyorsun!

Cevap gelmedi. Annesi sessiz kaldı. Bu sessizlik, bağırmaktan daha ağırdı.

Jack daha fazla dayanamadı. Koşarak odasına gitti ve kapıyı kapattı.

Jack: (ağlar) Niye doğdum ki…!

Duvara yumruk atmaya başladı. Bir kez. Sonra bir kez daha.

Jack: Niye! Niye! Niye!

Ellerinden kan sızıyordu ama acıyı umursamıyordu.

Jack: Göreceksin anne… gardiyan olup dahilerden öte bir güce sahip olacağım!

O sözler, o gün Jack'in içinde bir yere kazındı.

Günümüz

Yer: Yapay Alan, Orman

Peter'ın yumrukları bir anda durdu. Ormanda yankılanan sarsıntı kesildi.

Peter: Şimdi… son bir hamleye başlayalım mı, böcekçik?

Jack yerdeydi. Vücudu cevap vermiyordu. Nefesi düzensizdi.

Rose arkasını dönüp ona baktı.

Rose: Üzgünüm Jack. Artık gardiyan olma hayaline elveda de.

Jack'in gözleri açıktı ama odak yoktu. Göz bebekleri neredeyse seçilmiyordu.

Jack: (Aklında) Buraya kadar mıydı…?

(Kısa bir duraksama)

Kendimi kanıtlama şansı bile vermediler…

Peter kolunu kaldırdı. Bitirici hamle için hazırlanıyordu.

Ama… durdu.

Jack: Ne oldu…? Neden daha hamle geçirmedi?

Jack gözlerini zorla kaldırdı. Peter olduğu yerde hareketsizdi. Üzerinde uçan bir kuş bile kanat çırpmıyordu.

Jack: Neler oluyor…

(Gerçeği fark eder)

Hiçbir yerimi… hareket ettiremiyorum.

Orman sessizdi. Fazlasıyla sessiz.

Sonra… ayak sesleri.

Yavaş. Net. Yaklaşan.

Jack: (acı içinde) Kim… var… orada?

- - - : Bilmene gerek yok Jack.

Jack'in kalbi hızlandı. Konuşmak istiyordu ama sesi çıkmıyordu.

Jack: Adımı… nereden biliyorsun…?

- - - : (Gülümser) Hahaha! Bilmene gerek yok.

- - - : Sadece… bu şerefsizi yenmek ister misin?

O an, Jack'in içindeki her şey sustu.

Rüzgâr yön değiştirdi. Hava ağırlaştı. Ormanın dokusu bile farklı hissediliyordu.

Bir anda atmosfer değişti.

More Chapters