Gorgeus: sevgili okuyucu, sana soruyorum. Bu kitap boyunca sürekli ve durmadan kırdığım 4. Duvar nedir ?
Aslında cevap basit. 4. Duvar dediğimiz şey özünde kurgu ve gerçek arasındaki çizgi olarak tanınlanabilir.
Ve 4. Duvar ile beraber bir de 5. Duvar vardır. 5. Duvar ise karakterin doğrudan okuyucu ile konuşması ve kendi kurgu dünyasının ötesinden bahsetmesidir.
Gorgeus: Evet sevgili okuyucu. Ben şuanda sadece 4. Duvarı değil aynı zamanda 5. Duvarı da yıkıyorum.
Ve dürüst olmak gerekirse bu konuda herhangi bir çekincem yok. Bundan utanmıyorum veya sıkılmıyorum.
Gorgeus: Sonuçta eğer bunu yapmazsam bu kitap ilerlemez. Zaman, mekan, olay örgüsü gibi şeylerin olmadığı, karakter kadrosunun 1 kişi olduğu ve 4. Duvarın yok sayıldığı bir eserde kitabı ilerletmenin tek yolu bu sonuçta. Bu yüzden bunu yaptığım için beni suçlayamazsın sevgili okuyucu.
Peki... bu bahsettiğim gerçekler aklına bir soru getiriyor değil mi ?
Gorgeus: 4. Duvar farkındalığını nasıl kazandığım, işte burada sormamız gereken soru bu.
Ve geçen bölümde sana bahsettiğim gibi ben şuanda sana bunu anlatacağım sevgili okuyucu. Kemerleri bağla, bu hikaye birkaç bölüm boyunca sürecek.
Gorgeus: İlk olarak, bu uzun sürecek anı tuhaf gelecek şekilde sıradan başlıyor
Herhangi başka bir başarısız denememden hemen sonra, yine en başa döndüğüm bir an. Bütün yaşadığım anların ortak başlangıç noktası olarak sanal uzay beni tekrardan oraya döndürüyor
Hala daha yazarımın farkında olmadığım, onun bir kuklası olduğum zamanlardı. Başarısız olduğum denememden sonra ne deneyebileceğimi, ne yapabileceğimi düşünüyordum. Ve sonra... tuhaf bir şey sezdim. Sanki bir ses duyuyor gibiydim. Ama sonra bunun aptal bir hayal olduğunu düşünüp o sesi duymazdan geldim. Kendisi de zaten hemen sonra kayboldu ve onu duymadım.
Gorgeus: O ses kimdi biliyor musun ?
Anlatıcı
Ha ha ha ha ha ha ha
Ah... konuyu çok dağıtmadan devam edeceğim.
Sonrasında düşündüm. Uzun, çok ama çok uzun süre düşündüm. Belki aylar boyunca belki de çağlar boyunca. Geçen süre hakkında benim bile herhangi bir fikrim yok
Ve o uzun düşünceler bittiğinde aklımda sonunda bur fikir vardı. Eğer yapamıyorsam, kırmam gerekiyordu. Bir şeyleri kırarak amacıma ulaşabileceğimi düşünüyordum.
İlk olarak yapmam gereken kırma sanatında ustalaşmaktı.
Çünkü kırmak kontrolsüz ve tehlikeli bir eylem olmasına rağmen bilinçli ve kontrollü kırılmalar gerçekten de büyük sonuçları değiştirebiliyordu. Ve ben aynen bunu kullanmaya çalıştım
Gorgeus: İlk öğrendiğim şey ise fiziksel kırılmaları sağlayan bir büyü oldu, ismini sorma. Gerçekten de hatırlamıyorum
Şükürler olsun o büyüyü öğrenmek için acı dolu bir sürece ihtiyacım yoktu. Çok yaygın ve görece daha zayıf görüldüğü için hemen öğrendim. Zaten çok temel bir büyü. Fiziksel kırılmalara neden olmak ile ilgili. Ama bu büyünün üst formları gerçekten de çok güçlü. Özellikle de sana anlattığım şekilde benim gibi ontolojik müdahaleler yapabilen birinin elinde
Öncelikle, bu büyüyü kısa sürede ve kolaylıkla öğrenmeyi başardım. Ama... üst seviyeleri ile ilgili aynısını söyleyemeyeceğim. Bu temel ve kolay bir büyü olsa da üst düzey varyantlarını öğrenmek gerçekten çok zor
Anlatayım sevgili okuyucu
Bu büyünün üst seviyeleri 3 tane. Yüksel seviyede fiziksel kırılma, ruhsal kırılma ve metafizik kırılma
Ama bana bunlardan da ötesi gerekiyordu
Kadersel ve ontolojik kırılma
Ve tabiki bu büyüyü ontolojik gücüm ile birleştirmek bunu sağlar. Bunun yanında bunu yapmam için tahmin edebileceğin üzere bu 3 üst dalı da kusursuz kullanabilmem gerekir sevgili okuyucu
Ve bunu başarmak için 3 ay boyunca çalıştım. Ama sonunda bu 3 dalı da öğrenmeyi başardım.
Gorgeus: Ve sonunda bu büyüyü kendi ontolojik müdahale yeteneğim ile beraber kullanmayı da becerdim. Artık kaderi kırma, gerçekliği parçalama ve varoluşa hasar verme güçlerimi maksimize etmiş ve istediğim eylem ve sonuç dinamiğini deneyebilip gerçekleştirebilir hale gelmiştim.
Ama tabi 4. Duvarı fark etmeme bu andan sonra daha çok uzun bir zaman var. O yüzden o zaman diliminde olan olayları da sana anlatmam lazım sevgili okuyucu çünkü öteki şekilde 4. Duvarı kırmaya doğru giden yolculuğumu yarım şekilde anlatmış olurum
Gorgeus: bu büyüleri öğrendikten sonra ontolojik müdahaleyi ilk yaptığım yer bir kırılma noktasıydı sevgili okuyucu. Benim evrenimde olan felaket döngüleri
Benim evrenimde alemleri birkaç bin yılda bir felaketler vurur. Bunun nedeni ise felaketleri yöneten bir ejderha. İsmi badraç. Kendisi alemlere birkaç bin yılda bur gerçekleşen büyük felaketlerin olduğu bir döngü saldı. Ve benim ontolojik olarak durdurmayı yada değiştirmeyi denediğim ilk şey bu felaket döngüsü sevgili okuyucu
Ama bu iş anlattığım kadar basit değil elbette.
Doğru anı yakalamak lazım. Yoksa bu teknik asla işe yaramaz. Ve ben doğru zamanda bunu yapıp başarmak için çok fazla denedim. Ve... 5 trilyon deneme sonrasında gerçekten başardım.
Gorgeus: ve bu yeteneğim özünde tek bir ilke ile bağlantılı
Kelebek etkisi
Bu olayın yaşanmasını sağlayan ufak olgulara müdahale edip onun yaşanmamasını sağlamak bu yeteneğimin asıl gücü. Doğrudan değil dolaylı olarak engelliyor yani
Gorgeus: Ama kısa süre sonra bu yeteneği neden çok az kullanmam gerektiğini ve neden makro yerine mikro şekilde kullanmam gerektiğini anladım.
İlahi ruhlar
Onlardan sana daha kitabın en başında bahsetmiştim. Onları hala hatırlıyorsun değil mi sevgili okuyucu?
İşte bu yüzden o bahsettiğim yeteneğimi makro olaylar yerine mikro olaylar çerçevesinde kullanmam gerekiyor. Yoksa ilahi ruhlar beni dengelemek için geliyorlar ve anlarsın ki başıma pek de tatlı şeyler gelmiyor devamında
Ama bu beni yıldırmadı. Çünkü zaten aklımda yedek bir plan kurmuştum. Ve bu yedek plan beni asıl 4. Duvara götüren şey olacaktı.
Gorgeus: Bu gücümü kullanarak yüksek bireysel güç sahiplerini avlamak.
Onları avlamak doğrudan varoluşa müdahale etmeden kaderin farklı akmasını sağlayacaktı. Ve benim planım da aynen bunun üstüne kuruluydu. İlahi ruhlar ise burada devre dışıydı çünkü pratikte onların müdahale etmesini gerektirecek bir şey yapmıyordum. Ama teoride bunu yapabilirlerdi işte teori ve pratik farkı sayesinde işe yarayabilecek mükemmel bir plan
Hem bu sayede o kişilerin sahip olduğu onlara ekstra güçler veren eşyaları da toplayabilir ve bu sayede gücüme güç katarak bir sonraki avımı daha da kolay hale getirebilirdim
Gorgeus: Ama buna rağmen işimi çağlara yaymalı ve gizli yürütmeliydim. Çünkü eğer bunu yapmazsam herkes bana karşı birleşebilirdi.
Çünkü bireysel güç tüm kapıları açmaz
Güçlenirsin ve herkes sana karşı birleşir.
Ve herkes sana karşı birleştiği andan itibaren ne kadar güçlü olduğunun herhangi bir önemi kalmaz. Güç dengesi dediğimiz bu dengeyi bozduğun için tarumar edilirsin
Ve ben de buna göre bir plan kurdum. O yüksek bireysel güç sahibi kişilerin hangi çağda ve hangi yerde doğacaklarını geçmiş tecrübelerimden zaten biliyordum. Geriye sadece onların doğmasını beklemek ve onları teker teker avlamak, gerekirse zaman çizgisini bozmadan doğmalarını sağlamak için eylemler yapmak kalıyordu.
