Cherreads

Chapter 42 - "Sessiz Ritüel"

Kaito, annesi Hikari'nin kucağında şehre doğru ilerlerler. Taşlık bir yoldan, girişten geçerek şehrin dış kapısına varırlar. Tam girmeye çalışırlarken kapıdaki güvenlik onları durdurur.

"Merhabalar efendim. Ne için geldiniz? Buradan mısınız? Kimsiniz?"

diye ardı ardına sorulara tutar.

Krojin biraz öne gelir.

"Bu şehirdeniz sayılır. Ormandaki evde kalıyoruz; çocuğum ve karımla. Bugünkü şenlik, ya da sizin tabirinizle pazar için gelmiştik. Hem çocuğumun ilk kez şehri görüşü olacak. Bu yüzden geçmemize izin verin lütfen."

der nazik bir dille.

Güvenlik biraz öfleyip püfledikten sonra:

"Peki. Normalde sizin DNA'nıza bakmam gerek. Bildiğiniz üzere şu aralar kara sızıntısı istemeyiz. Ne yazık ki insanlarla pek geçinemiyorlar. O yüzden bugünlük isminizi almam yeterli olur. Bu güzel aileyi buradan geçirmemek ayıp olurdu."

diyerek güler.

Sonra Krojin isimlerini söylemeye başlar.

"Ben Krojin, bu karım Hikari ve oğlum Kaito."

der.

Güvenlik ilk başta tanımaz ama sonra:

"Evet, isimleriniz tamam da soy isimlerinizi almam gerek. Aslında böyle bir isme sahip birini tanıyorum."

diyerek deftere bakar.

Krojin:

"He, soy isim tabii... Soy ismimiz de Renjou. Bu kadarı yeterli olur değil mi? Artık geçebilir miyiz?"

der.

Güvenlik şaşırır.

"Renjou mu? Haha! Sizi nasıl tanıyamadım efendim? Buyurun tabii, ne demek. Eğlenmenize bakın. Üzgünüm sizi beklettiğim için."

der.

Hikari şaşırır.

"Daha önceden tanışıyor muydunuz?"

diye sorar.

Güvenlik:

"Tabii ki. Daha önce krallığa bağlı bir klanın lideriydi kendisi. Bütün krallık ona hayrandı... Tabii o aksilik çıkmadan önce."

diyerek güler.

Hikari anlayamaz.

"Hangi aksilikten ve hangi klandan bahsediyorsun?"

diye sorar.

Güvenlik tekrar anlatır.

"Önceden Araştırma Klanı'nın lideriydi. Her şeyi araştırırlardı. Galiba bu yüzden sevildiler. İnsan, kara, aya, büyü, kötü güçler, enerji kavramı... Yani aklına gelebilecek en kötü ve gizli şeyleri bu klan tutuyordu elinde.

Ta ki o güne kadar... Bir araştırmacı yanlışlıkla bir formülle varlık yarattı. Yarattı demeyeyim de oluşturdu. Yanlışlıkla ve çok vahşi bir varlıktı. Neyle neyi veya hangi formül olduğu bilinmiyor. Kara ile insan karışımı bir varlık ortaya çıktı ama karadan bir farkı yoktu. Sonradan o insan benzeri varlık krallığı yakıp yıktı.

Derken bunun sorumluluğunu birisinin alması gerekti. Krojin Efendi de hem o varlığı öldürdü hem de yapılan hatayı üstlenerek krallıktan uzaklaştırıldı. Tabii o gidince de klan tamamen kapandı. Çoğu şey de geriledi.

Kral bunun yanlış bir karar olduğunu fark etti ama çok uzun sürdü. Bir şekilde Krojin Efendi'yi bulamadık veya kendisi artık geri gelmek istemedi. Ama şu anda yasağı kalktığı için giriş izni var. Hatta üst düzey misafir olarak gözüküyor. Lütfen buyurun, sizi ağırlamak bizim için onurdur."

diyerek onları içeri davet eder.

Krojin, Hikari ve Kaito içeri girerler.

Hikari:

"Demek önceden insanlar için çalışıyordun?"

diye sorar.

Krojin gülerek:

"Evet. Üzgünüm, sana anlatmamış olabilirim. Ama geçmişin önemi yok. Geçmişte birçok hata ve yanlış yaptım. Ama şu an buradayım ve seninleyim. Bu anın tadına varalım küçük Kaito'muzla birlikte. Gerisinin önemi yok."

der ve konuyu kapatır.

Hikari de uzatmaz ve yürümeye devam ederler.

Bir sürü yiyecek, giyecek ve eğlenceli aktiviteler yaparlar. O sırada Kaito'yu da unutmazlar tabii. Kendi başınayken sıkılmasın diye şehirden oyuncak ve Kaito'nun sevdiği, almak istediği şeyleri alırlar. Tabii çoğu kitap, kılıç, zırh ve araba olması dışında sıkıntı yok sanırım. Herkesin çocuğu aynı oyuncağı sevmeyebilir. Ne de olsa Kaito farklı.

Gel zaman git zaman çok güzel anlar ve eğlenceler yaşayan Kaito ve ailesi saatin çok geç olduğunu fark ederler.

Ama Kaito sürekli yerinde durmaz ve bir yere gitmek istiyor gibi uzanmaya çalışır.

Hikari bunu fark eder.

"Krojin bak, sana galiba Kaito da bir yere gitmek istiyor."

der.

Krojin:

"Ama canım, saat biraz geç olmadı mı? Gitsek daha iyi olur."

der.

Hikari:

"Tamam tamam, bu son. Sonra gidelim."

der ve Krojin'i ikna eder.

Birlikte yürüyerek bir sokağa girerler ve küçük bir meydanda ateşin başında toplanan insanları görürler.

Kaito sürekli oraya doğru gitmeye çalışır ama Hikari onu sıkıca tutup izin vermiyordur.

Hep birlikte yavaşça oraya doğru ilerlerler.

Kimseden ses gelmiyordur.

Hikari:

"Şey... Efendim, merhabalar. Biz de aranıza katılabilir miyiz?"

dese de kimse onlara bakmaz veya cevap vermez.

Herkes ortadaki ateşin yanında hareketler yapan, senkronize şekilde oynayan yaşlı kadına bakmaktadır. Sadece ona odaklanmış ve yaptığı hareketleri şaşkınlıkla izliyorlardır.

Hikari:

"Peki madem. Biz de şuraya oturalım canım. Gel, boş burası."

diyerek araya sıkışır.

Ama Krojin biraz ürpererek:

"Burada yanlış bir şeyler var."

der.

Hikari:

"Aman canım, sen de büyütme. Sanırım gelenek gibi bir şey. Bence sana da güzel geldi, ondan farklı hissediyorsun. Baksana Kaito ne kadar da odaklanarak izliyor."

der.

Krojin tedirgin olsa da yine de oturur ve gösteriyi izlemeye başlar.

Ortadaki yaşlı kadın bir iki hareket daha yapar ve:

"Aramızda bizden olmayanlar var."

der ve Kaito'yu işaret ederek dansına ara verir.

Oturan herkes Kaito'ya bakar ve sessizleşir.

Hikari biraz tedirgin olur.

"Ne bakıyorsunuz? Biz de izlemek istedik yani. Bunda bir sıkıntı mı var?"

der.

Krojin biraz sinirlenir ve etrafı inceleyerek Hikari'nin kulağına eğilir.

"Bunlar insan değil. Ama korkma, zarar vereceklerini düşünmüyorum."

der.

Hikari irkilir ve yaşlı kadına dönerek:

"Ee, ne demek istiyorsun? Bizim izlememiz yanlış mı? Gitmemizi mi istiyorsun?"

der.

Yaşlı kadın sinsi bir gülüş atar.

O kadar korkunç güler ki sesi yankılanır ve insanın içine korku kaplanmasına sebep olur. Hayvanlar uzaklaşmaya başlar, rüzgârın esintisi ve sesi çoğalır. Sanki rüzgâr konuşuyordur.

Yaşlı kadın sessizlikten sonra:

"Haaa!"

diye bağırır.

Ve devam eder.

"Sıkıntı yok. Ama o çocuğu bana vermeye ne dersin? Sanırım o da dans etmek istiyor. Eğlenceli olurdu değil mi?"

der.

Hikari şaşırır.

Tam konuşacakken diğer yanında oturan kişiler:

"Evet evet, ver çocuğu. Sadece eğleniyoruz. Ne kadar mutlu baksana. O da oynamak istiyor. Bunda korkacak bir şey yok."

derler.

Hepsi aynı anda ve aynı tonda konuşmaya başlar.

Biraz önce hiç konuşmayan bu kişilere ne olmuştur bir anda?

Hikari Kaito'yu daha sıkı tutar.

"Yok sağ ol. Biz almayalım, gerek yok."

der.

Ama etraftakiler sürekli sözünü keser ve vermesi gerektiğini söylemeye devam ederler.

Krojin sinirle öne çıkar.

"Tamam! Sessizlik."

der.

Herkes susar.

Yaşlı kadın bile.

Krojin devam eder.

"Daha çocuk, uygun değil. Benimle yapmak ister misin? Ben de yeterli olmalıyım."

der.

Yaşlı kadın sinsi bir gülüşle:

"Tabii ki. Seninle yapmak bizim için onurdur, Krojin-sama."

der ve dansına devam eder.

Hikari, Krojin'in elini tutar.

"Emin misin canım? Ben de biraz ürperdim. İstersen gidelim."

der.

Krojin sakin bir ses tonuyla:

"Merak etme. Hemen bitireceğim."

der.

Krojin hızla yaşlı kadına katılır ve dans etmeye başlar.

Adeta senkronize şekilde dans ederler.

Tabii dans olduğuna emin değiliz ama...

Bir süre sonra Krojin senkronizasyonu bozar.

Daha da hızlanır ve dansına eklemeler yaparak anlaşılmayan sözler söylemeye başlar.

Yaşlı kadın dansını durdurur.

"Dur! Sen kimsin?"

diye panikle bağırır.

"Krojin, durmanı emrediyorum!"

der.

Yaşlı kadın korkudan titremeye başlar.

"Lütfen bunu yapma."

der.

Ama Krojin devam eder.

En sonunda dansını bitirir.

Hiç kimseden ses soluk gelmez.

Sadece rüzgârın sesi vardır.

Sanki rüzgâr konuşuyordur.

Sessizliğin ardından bir ses gelir.

Bu ses...

Kaito'ya aittir.

Anlaşılamayan mırıldanmaların ardından:

"Öldür... Öldür... Öldür..."

diye üç kez tekrarlar ve ellerini çırpar.

Bu sesten sonra Krojin eliyle yaşlı kadının boğazını anında söker.

Yaşlı kadın can çekişerek ölür ve toza dönüşüp rüzgâra karışır.

Diğer tüm insanlar da bu sahneyi görünce bir anda gözden kaybolurlar.

İnsan olmayanlar mı demeliyim, yoksa...

Hikari hemen Krojin'in yanına koşar.

"Ne yapıyorsun sen?"

der.

Krojin sanki uyuyormuş gibi bir anda uyanır.

"Hadi buradan gidelim. Sana evde anlatırım."

der.

Hızla oradan uzaklaşarak eve varırlar.

Evde Krojin üç dört tane mum yakar ve masaya koyar.

Hikari'yi çağırır.

"Sormak istediğin bir şey varsa dinliyorum."

der.

Hikari biraz sessiz kalır.

"Nereden başlayayım yani? Gösteriyi izlerken bana insan değil dedin ve kadını öldürdün. En baştan ne olduğunu anlat bana."

der.

Krojin iç çeker, Kaito'ya bakar, gülerek oğlunu sever ve konuşmaya başlar.

"Öncelikle ben sana gitmemiz gerektiğini söyledim. Sen ise 'Kaito istiyor.' dedin ve gittik.

Kaito'yu onlar çağırmıştı. Çocuklar bunları hisseder.

O yüzden Kaito gitmek istedi.

Neyse... Asıl olay, oradaki kişiler insan değildi. Sadece yaşlı kadın vardı, insan diyebileceğimiz.

Yaptığı hareketler de bir ritüeldi. Dünyaya kapı açmak ve güçlü varlıklar çağırmak için dans, sözler ve bir insan kanı, masum bir insan kanı adanması gerek."

der.

Hikari şaşırır.

"Bu kadar şeyi nasıl biliyorsun?"

diye sorar.

Krojin devam eder.

"Güvenlik sana söyledi ya. Ben Araştırma Klanı'nın başkanıydım. Böyle şeyler bizim için çok normal.

Neyse, asıl konu bizim oraya gelip ritüele katılmamız ve senin 'Bir sıkıntı var mı, katılmak istiyoruz.' sözlerin ile...

Kaito'yu senden istediler. Yani değerli bir şeyini. Bu sayede hem kurban hem de yeni dostlar kazanacaklardı ve ritüel tamamlanacaktı.

Ama buna mani olan kişi kimdi dersin?"

Hikari sinirlenir.

"Ne yani? Kaito'yu almak istemeleri bu yüzden miydi? Söyleseydin bana, hepsini öldürürdüm. Niye böyle şeyleri benden saklıyorsun?"

der.

Krojin gülerek devam eder.

"Merak etme. Oradakiler buradan değildi zaten. Yaşlı kadın yüzünden toplandılar.

Kaito yerine ben de dansı ve sözleri bildiğimi, iki kişiyle daha iyi çağırabileceğimizi yaşlı kadına izah ettim ve kabul etti.

Ama buradaki planı yaşlı kadın anlamadı.

Senin yerine çocuğumuzu gözümün içine bakarak isteyen kişiyi canlı bırakacağımı sanmadın herhalde."

diyerek güler.

Hikari:

"Peki Kaito'nun konuşmaları neydi?"

diye sorar.

Krojin:

"Ne? Hangi konuşma? Ben transa girdim dansta. Sonradan ne olduğunu bilmiyorum."

der.

Hikari şaşırır.

"Sanırım sana kadını öldür diyen Kaito'ydu."

der.

Krojin şaşırır ve gülerek:

"Ne yani? Bana gerçekten anlat Hikari. Kaito senin yanında anlayamayacağın sözlerle üç kere 'öldür' dedi mi?"

der.

Hikari:

"Evet. Hem de arkasından ellerini çırptı. Bir de aurasının yükseldiğini hissettim. Heyecandan oldu sanmıştım. Bunun bir anlamı mı var?"

diye sorar.

Krojin gülerek:

"Sanırım oğlumuz bir dahi. Transtayken bana kan bağımdan olan biri emir verebilir.

Hatta ritüelin hilesi bu. İki kişi dansa çıkar ve kazanan taraf diğerinin canını alır.

Ama bazen kan bağı yüzünden kazanan tarafa emir verilerek kendisini öldürmesi veya birine zarar vermesi söylenebilir.

Ve sen Kaito'nun o yaşlı kadını öldürmemi istediğini mi söylüyorsun?"

der.

Hikari:

"Yani ben bilmiyorum. Sen biliyorsun.

Kaito üç kere 'öldür' dedi ve alkışladı.

Eğer bunu bilecek kadar zekiyse, başından beri oraya gitmek istemesi ritüeli öğrenmek veya görmek istemesi miydi? Ve bizi de peşinden sürükledi."

diyerek Kaito'ya bakarlar.

Kaito gülerek alkışlamaya başlar.

Sanki "Evet, bildiniz." der gibi...

Krojin ile Hikari de gülmeye başlar.

Hoş sohbetler ve bilgilerle yorgun olan aile uyumaya karar verir ve odaya doğru ilerlerler.

Kaito'nun bu kadar zeki olacağını kim tahmin edebilirdi ki...

Sahne burada biter.

More Chapters